Elimdeki meyve ve sebze poşetlerini daha sıkı tutarak yorgun bir şekilde binanın kapısını araladım ve Beril ablayı beklemeye başladım. Çok geçmeden Beril abla da elindeki poşetlerle binaya girdiğinde yorgunlukla: -Ay çok yoruldum. Kollarım ağrıdı dedi. Elimdeki poşetleri son kalan gücümle tutarak: -Al benden de o kadar. Çok fazla şey aldık. Yokuş da çıkınca fazla geldi. Hamlamışım dedim. Beril abla merdivenlere yönelirken: -Evde biraz çalışsak hiç fena olmaz dedi ve Melahat teyzenin ziline basarak beklemeye başladı. Kapı çok geçmeden yavaş bir şekilde açıldığında Melahat teyze bize bakarak gülümsedi ve okuma gözlüklerini çıkartarak: -Ah evlatlarım ellerinize sağlık. Azize’m sende olmasan ne yaparım ben diyerek kenara çekildi. Ayakkabılarımızı çıkarıp içeri geçerken Beril abla: -Biz Fi

