"Anne! Ona neler yapıyorum bilmiyorsun bile daha dün nişandayken köşede kıstırdım Gece'yi, sonra yumdum gözümü açtım ağzımı aklıma ne geldiyse saydım tek tek yüzüne. Mutlu suratı nasıl mahvoldu anltamam... Ne yapabilir bana doğruları dedim hep, bizim yuvamızı yıktı, abim ölümden dönmüş anam evine bile dönemiyorken ona rahat verir miyim zannediyorsun sen! Asla vermem Fisun'um kız ben. Zehir edecem daha ona bugünleri gör bak sen." Kafam allak bullak olmuştu şimdi. Nerede zehir edecekti ve dün hangi ara bana sayıp sövmüştü benim niye haberim yoktu. Sanırım kapatıyordu telefonu, "Olur anne görüşürüz kendinize iyi bakın Kiraz'a selam söyle." Diyip kapattığında lavaboya girdim ağırca. Ellerini lavabo tezgahını yaslamış başını eğmişti adımlarımı duyunca kim olduğuna bakmak için başını çevirdiği

