Dakikalardır Oğuz bana sarılıyor ve ben ağlıyordum. Ben ağladıkça o daha sıkı sarılıyor ve ben daha çok ağlıyorum.. Duyduğum tek şey Oğuz'un yalvarırcasına "yalvarırım ağlama Damla" deyişiydi. O ağlama dedikçe benim daha çok ağlayasım geliyordu. "O defteri yakacağım." dedim Oğuz'a. "Bunu yapabilecek misin?" "Beni bu hale getiren birinin hiçbir anısını istemiyorum." dedim net çıkan sesimle. Bunun üzerine Oğuz cebinden çıkardığı çakmağı bana uzattı. Çakmağı elime alıp elimden düşen defterin yanına diz çöktüm. Elimdeki çakmağı yaktım ama yerde duran anılarımı yakamadım. "Tahmin etmiştim zaten." dedi Oğuz bunun üzerine ve yerden kalkmam için elini uzattı. Uzattığı elini karşı çıkmadan tuttum ve Oğuz beni ayağa kaldırdı. Elimi bırakmadan yerdeki defteri de aldı ve boşta kalan elim

