Tanıtım Dağlar Kızı Reyhan..
Tanıtım Bölümü
**** DAĞLAR KIZI REYHAN ****
MÜHÜRLÜ BAŞLANGIÇ
Kıbrıs’ın narenciye kokulu rüzgarı, Eroğlu Konağı’nın devasa taş duvarlarına çarpıp dağılırken, içeride, zamanın durduğu o anın ağırlığı vardı.
Salonun ortasında, yüzlerce yıllık bir çınarın gölgesi gibi duran Mehmet Bey’in bakışları, oğlunun elini sımsıkı tuttuğu o "yabancı" kızın üzerindeydi.
Reyhan, avuç içlerinin terlediğini, kalbinin kaburgalarını zorladığını hissediyordu. Az önce kulağına düşen o kelime, hayatının tüm köprülerini havaya uçurmuştu.
Alparslan Eroğlu net bir şekilde yüksek sesle konuştu.
“Hamile!"
Alparslan, Reyhan’ın titreyen parmaklarını kendi güçlü avucuna hapsetmiş, sanki dünyaya meydan okur gibi babasına bakıyordu.
Yanağında, az önce bahçede yediği o sert şamarın kızıllığı hala taze bir nişan gibi duruyordu.
"Oturun!" dedi Mehmet Bey.
Sesi, bir yargıcın infaz kararını açıklaması kadar kesin ve soğuktu.
Alparslan, Reyhan’ı usulca koltuğa yönlendirdi. Genç kız, bir rüyanın içinde kaybolmuş gibiydi. Düne kadar sadece annesinin ilaçlarını ve yarım kalan okulunu düşünen o Yörük kızı, şimdi ülkenin en güçlü ailesinin "gelini" ilan edilmişti.
Üstelik hiç tanımadığı, sadece 24 saat önce hayatına bir fırtına gibi dalan bu adam tarafından...
Reyhan, keder dolu gözlerini Alparslan’a çevirdi. Bu ağır bir ithamdı, bu onun onuruydu. Alparslan, o bakışlardaki yıkımı görünce kalbinin orta yerinde bir yerin koptuğunu hissetti. Ama geri dönmeyecekti. Bu kızı bu kurtlar sofrasına bırakmayacaktı.
"Baba," dedi Alparslan, sesi odadaki herkesi donduracak kadar kararlıydı. "Reyhan hamile değil. Henüz..."
Reyhan, duyduğuyla birlikte yerinde sıçrayacakken Alparslan’ın buz gibi sesi devam etti.
"Ama eğer bu evliliğe, bu kıza tek bir itirazınız olursa, yemin ederim onu bu konağa gerçekten hamile getirtirim! Sabrımı sınamayın. Reyhan artık benim namusumdur. Bu mühür basıldı bir kere, bozmaya kalkanın dünyasını başına yıkarım!"
Salon ölüm sessizliğine gömüldü. Firuzan Hanım’ın elindeki kolonya şişesi yere düşüp parçalanırken, Reyhan beynine hücum eden kanla birlikte dünyanın etrafında döndüğünü hissetti.
Alparslan, bayılmak üzere olan kızı belinden kavrayıp kendine yasladı ve kulağına sadece onun duyabileceği o yakıcı fısıltıyı bıraktı.
"Hayatıma hoş geldin Dağlar Kızı... Kaçacak yerin bitti, artık benim dünyama hapsoldun."
Yazar Pınar Kurt
01 Nisan 2026