"Bi..." diyerek elimle işaret ettikten sonra derin bir nefes alarak konuşmaya devam ettim. "Bi dakika ya. Sen... Nasıl tanıdın beni?" Ellerim titriyordu. Yağmur da tanımış mıydı ki acaba? Gerçi o nerden hatırlayacaksınız ki beni? Yüzüme baktığı böle yoktu. Ve evet, Yağız bizim okulda olmamasına rağmen kesinlikle ondan daha çok görmüş olabilirdi beni. "Birincisi; hayatımda böyle orjinal bir kızıl daha görmedim." diyerek saçlarımı çekiştirdi. "İkicisi; o çilleri ne kadar fondötenle kapatmaya çalışsanda hâlâ orada oldukları belli. Yani azalmış tamam ama gözlerinin altında hâlâ var. Ve üçüncüsü;" diyerek elini elimin üzerinde gezdirip baş parmağımın üzerindeki dikiş izlerine dokundu. "Bu olduğunda ben de oradaydım." Ağzımdan istemsiz bir "Oha!" çıkarken, Yağız benim kocaman açılmış gözlerime

