Yağmur'un odasına dalıp da "Al şunu." diyerek anahtarı yüzüne sallayınca okuduğu kitaptan kafasını kaldırıp bana baktı. Tam yüzüne isabet ettirerek uzaktan atsaydım keşke ya. Tüh. Az önce aklıma gelseydi ya bu. "Neden? Birilerinin seni eve bırakması daha mı çok hoşuna gidiyor?" Yok. Kesinlikle fırlatmalıydım. Sinirle ayağımı yere vurduktan sonra "Ben senden bir şey istemiyorum." deyip sinirle ona diktim gözlerimi. "Ben de her dakika erkeklerin kapımda dolaşmasını istemiyorum." "Otobüs denen bir şey var. Tabi sen bilmezsin ama." deyip gözlerimi devirdim. Babası ilk ceza verdiği zamanlar bir kere binmiş, ondan da bana denk gelmiş ve şoföre elli tl uzatmıştı mal. Hatırladığım şeyle gülerken "Komik olan ne?" diyen Yağmur'a bakıp "Seni o pahalı kıyafetlerinle otobüste hayal ettim de." d

