9.Bölüm

1310 Kelimeler
SELİNDEN Yüzüme vuran güneş ışığıyla gözlerimi açtım. Yataktan doğruldum etrafa baktığımda karşı koltukta uyuyan Baranı gördüm. Küçücük koltuk da mı yatmıştı? Ya da asıl soru o koca bedenini nasıl sığdırmıştı. Of ne düşünüyorum ben ya Baran benim yüzümden koltukta yatmıştı. Ama hepsi Mert'in yüzündendi Eceye ters cevaplar vermeseydi ben şimdi odamda olacaktım. Yataktan kalkıp elimi yüzümü yıkamak için banyoya gittim. Banyodaki işlerimi halledince geri odaya döndüm. Baran daha uyuyordu. Odadan dışarıya da çıkamıyorum çünkü üstümdeki pijamadan dolayı Yatağa tekrar oturup Baranın uyanmasını bekledim. Aradan yarım saat geçti sonunda Baran kıpırdamaya başlamıştı. Hiçbir şey olmamış gibi karşı duvara bakıyordum. Sonunda Baran kalkmış uykulu gözlerle bana bakıyordu."Hayırdır erkencisin." Cevap vermedim. "Ne oldu hırçın kedi sustun pençelerini çıkarmayacak mısın?" "Eğer beni biraz daha zorlarsan bu hırçın kedi Birazdan seni tırmalayacak haberin olsun." Baran gülüp banyoya gitti bende yataktan kalktım. Odada dolaşırken yanıma geldi. "Ne zaman odama gidebilirim acaba." "Ben kalkınca gidersin diye düşündüm ama yatak sıcak gelince kalmışsın." "Hiçte bile üstündeki pijamadan dolayı sizin yüzünüzden telefonum da odada kaldı." "Mantıklı olanda bu kıyafetle odadan çıkmadan daha iyi. Neyse ben şimdi Elif ve Naz söylerim onlar bir şeyler alırlar senin için." Kafamı sallayıp yatağa oturdum. Baran da Nazı aradı. "Acıktın mı?" "Acıktım ama aşağıda birlikte kahvaltı yaparız." Yatakta ayaklarımı sallayarak oturuyordum. Baranda telefonda biriyle mesajlaşıyordu. Pis adam benim burda canım sıkılıyor o telefonuyla milletle mesajlaşsın. İnsan bi sohbet eder öküz!Ama kesin aklı dünki esmer bomba da kalmıştır. Belki onunla mesajlaşıyordu. "Ben duş alıcam kapı çalarsa kim o demeden açma üstündeki zaten yeterince dikkat çekiyor." Baran banyoya gitti. Telefonunu koltuğun üstüne bırakmıştı. 5 dakikadır Meraktan dudağımı ısırıyordum ne yapsam aslında hemen baksam ne olur ki zaten geleceği zaman ses duyarım. Yavaşça yataktan kalkıp koltuğun önüne geldim. Hızlıca telefonu eline aldım. Tabi ki de şifre vardı ne olabilir diye düşünüyordum ama Baran hakkında yaşı dışında hiçbir şey bilmiyordum. En az kolayından saçmasında Hala düşünürken enseme su damlası düştü. Ensemde hissettiğim nefesler beni korkuturken. "Şifremi mi merak ediyorsan söyleyeyim." Arkamı dönmeye korkarken nefesi hala ensemdeydi. Yavaşça arkamı döndüm. Üstü çıplak altında da beyaz bir havlu vardı. Saçlarından sular damlıyordu. Yutkundum gözlerimi yüzüne çıkardığımda oda bana bakıyordu. Üzerime doğru yürümeye başladı bende geri adım attım. Sonunda sırtım duvara değince yolun sonuna geldiğimi anladım. Hala bakışıyorduk. Üzerime biraz daha eğilip "Neden telefonumu karıştırıyorsun." "B..be.ben sadece" Kekelemiştim yine of! "Sen ne?" "Mesaj geldi bende önemli olabilir diye bakayım dedim” "Demek mesaj geldi." "Hıhıhı mesaj geldi." "Kimden geldi biliyor musun ?" "Nerden bileyim ben." "Görmedin yani." "Görmedim." "Oh şükür iyi ki görmemişsin." "Neden öyle dedin sen şimdi?" "Hiç önemli biri de Kesin o esmer bomba ile konuşuyordu "Demek önemli biri ben biliyorum o kişiyi o kız dimi şu esmer pbmba olan." "Demek sende farkına vardın o kadar güzel olduğuna." "Ha bide benim yanımda o kızı övüyorsun!" "Neden bence gayet güzel bir kız." Vücudumda dolan kıskançlık hissiyle baranı parçalaya bilirdim. Bir de karşımda o kızı ballandıra ballandıra anlatıyordu. "Çok beğendiysen akşam niye tavır koydun." diye sordum "Bilmem." Ağzım açık ona bakarken pişkin pişkin gülüyordu kesin tam cevap verecekken kapı çaldı. Kesin kızlar gelmişti bir hışımla Baranın itip kapıyı açtım karşımda o Naz ve Elif vardı. "Biz bir şeyi mi böldük?” "Saçmalama Naz kıyafetleri verir misin?" Naz'ın elinde kıyafetleri alıp banyoya gittim. Hızlıca üstümü değiştirdim. Üstüme siyah kolları balon şeklinde bluz giydim. Altıma da pembe bilekte biten bir etek giydim. Topuklu ayakkabıları da ayağıma geçirdim. Saçlarımı açıp elimle şekil verdim. Hazır olunca banyodan çıktım. Elif ve naz baranla konuşuyordu beni görünce sustular baran beni baştan aşağıya süzdü gözlerini benden alamazken onu hiç takamayarak odadan çıktım. Arkamdan Naz ve Elif geliyordu. Beraber asansöre bindik ilk kaldığımız odaya geldik. Elif elindeki kartla kapıyı açtı içeri girdik. Etrafa baktığım da kimse yoktu oda toplanmıştı. "Ece ve Mert nerde?" "Onlar erkenden çıktılar." "Desene barıştılar." "Aynen sarmaş dolaş gittiler." "Bugün kınalık ve gelinlik bakacaktık hem zaten 1.5 hafta kaldı düğüne" "Bence biz bugün davetiyeleri ve nikah için hediyeleri halledelim zaten abim düğün yerini ve düzenlemesini yapıyor." "Aynen daha fazla geç kalmadan kahvaltı yapıp çıkalım." Odadan çantamı alıp dün giydiğim kıyafetleri de çantama attım. Odayı son kez kontrol edip çıktık. Otelin restoranına gelip serpme kahvaltı söyledik. Dünden beri telefonuma bakamadığım için kahvaltı gelene kadar bakıyordum. Arkadaşlarımın yaptığı yorumlara cevap verirken. "Aaa abi hoş geldin." Kafamı kaldırıp baktığımda Baran gelmişti onu süzdüğümde üstünde siyah dar gömlek vardı. Bu erkekler neden bu kadar dar tişörtler , gömlekler giyiyorlar ki. "Enişte sende gel kahvaltı yap." Elifin ayağına vurdum. Benim yanım boştu mecburen de Baran da benim yanıma oturdu. "Buraya bir tane daha servis açar mısınız ?" Ben telefonuma geri dönüp yarım bıraktığım işlere devam ederken arada sırada Elif ve Naz davetiye modelleri gösteriyorlardı. Bir kaç dakika sonra kahvaltı geldi 3'ü aralarında konuşurken ben kahvaltımı yapıyordum. Telefonuma gelen bir kaç mesaja da cevap veriyordum. Bir süre sonra tamamen doymuştum sandalyeye sırtımı rahatça yasladım. "Yenge niye yemiyorsun." "Doydum ben" "Bu kadar çabuk mu?" "Evet neden ki?" "Hiç bir şey yemedin ki yenge" "Yedim ben hadi siz devam edin." Yarım saat sonra onlarda kahvaltılarını bitirdiler. Baran otelden çıkış yapmak için resepsiyona gitmişti. Bende arabaya binip kızları bekledim. ıslak mendil alıp elimi silecektim bir an da elimden kayıp düştü onu ararken bir hızlıca cama vurdu. Ani reflekse kafamı torpidoya vurdum. Başımı ovarken cama kimin vurduğunda baktım. Baranın olduğunu görünce sinirlendim insan yavaşça vurur odun işte yontulmamış odun. Camı açtım. "Evet" "Ne bekliyorsun kızım." "Elif ve Nazı bekliyorum." "Onlar benim arabaya bindi." "Ne! biz beraber davetiye nikah için birkaç şey bakacaktık." "Bende geliyorum onlarda bu yüzden benim arabaya bindiler." "Benim neden haberim yok." "Aslında masa da konuştuk ama sen telefonunla ilgilendiğin için duymadın." "Neyse ben bir yer buldum oraya gideceğiz beni takip edersin." "Tamam sen çık ben arkadan gelirim ve emniyet kemerini tak." Deyip arabaya gitti. Acaba yontulmuş odun mu demeliyim. Buna günün sonunda karar vereceğim. Navigasyondan yolu açtım. Zaten trafik de yoktu yarım saat içinde orda olurdum. Dışardan sade ama camlardan içerinin ne kadar renkli olduğu belli oluyordu. Tahmin ettiğim yarım saat içinde gelmiştik. Naz ve elif yanıma gülerek gelince kaşlarımı çattım. "Neşeniz bol olsun hanımlar." "Galiba birinden özür dilemeliyiz." "Galiba değil kesin özür dilemelisiniz." "Özür dileriz yengecim." İkisi de sarılınca bende sarıldım. Karşımda bizi gülerek izleyen Baranı gördüm. "Ay tamam hadi içeri girelim" İçeri girince bizi kadın bir çalışan karşıladı. "Merhaba hoş geldiniz" "Hoş bulduk." "Nasıl yardımcı olabilirim size?" "Biz davetiye ve nikah için hediyeler bakmıştık." "Tabi dilerseniz ilk önce davetiye bakalım seçenek çok." "Olur." "Siz şöyle oturun efendim ben size göstereyim modellerimi." Çok çiçekli desenler vardı ben daha sade olanları istiyordum. Yanımda baran oturuyordu. 20 dakikadır davetiye bakıyorduk. Elif ve Naz'ın gösterdikleri çok desenliydi. "Şu nasıl ?" Baranın gösterdiği davetiye çok güzeldi hem nikah için gayet uygundu. "Güzelmiş hem sade bunlar çok çiçekli bence bu olsun nikah için." "Tamam o zaman nikah için bu olacak." Baran görevliye söyledikten sonra şimdi düğün için bakıyorduk. Gözüme takılan hem sade hem de şıktı. "Bence ikinci de bu olsun." "Ay abla bu çok güzelmiş." "Bende beğendim yenge" Sonunda ikinci davetiyeyi de seçmiştik. Şimdi nikah için hediye ve atıştırmalık seçecektik. Atıştırmalık olarak makaron seçtik. Hediye olarak da Baranın beğendiğini almıştık. Buradaki işimiz bitmişti son olarak davetiyelerden ve nikah için seçtiğimiz şeylerden kaç tane yapılacağından söyledik. Burada da işimiz bitmişti. "Şimdi ne yapıyoruz." "Nikah için kıyafet bakmaya gidelim." "Bence de yarın ece gelince de gelinlik bakarız." "Abi sen gelecek misin?" "Yok siz gidin benim şirkette işlerim var." "Tamam görüşürüz o zaman" Baran arabaya binip uzaklaştı. Bizde benim arabaya binip alışveriş merkezine geçtik. Hava sıcak olduğu için ilk önce içecek aldık. Daha sonra mağazalara bakınmaya başladık. Bir kaç tane elbise denemiştim. Ama aklımda kalan sadece bir tane elbise vardı o da en son girdiğimiz mağazaydı. "Yenge beğendiğin var mı?" "En son girdiğimiz yer var ya orada ki elbiseyi beğendim bence onu alalım." "Aynen bence de o güzeldi onu alalım sonrada eve geçelim." "Siz ne yapacaksınız." "Biz internetten verdik yengecim." "Uyanıklar sizi hadi daha oyalanmadan gidelim." En son girdiğimiz yere tekrar girip elbiseyi aldık oradan da eve geçtik. Bölüm Sonu...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE