Sedat Elif’in taburcu olmasının ertesi günü yine Reis ile birlikte hastaneye gelmişti. Çocuklar annelerini görmek isteseler de Sedat okula gitmeleri gerektiği için ikisini de akşama eve gitmeden annelerine götüreceğine söz vermişti. Hastaneden içeri girdiklerinde adam kolunu Sedat’ın omzuna atarak kendisiyle birlikte asansöre yönlendirdi. “Oğlum annene Elif ablanın durumunu söylemedik üzülmesin diye sende bir şey deme olur mu aslanım?” Sedat sessizce başını sallamakla yetindi. Çünkü her seferinde adamın ağzından çıkan sıfatla yutkunmakta zorluk çekiyordu. “Okulu astın bugün yine.” dedi Reis ciddi bir ifadeyle. “Olmaz böyle aslanım. Bizde dert bitmez. Her seferinde izin alamazsın. Derslerinden geri kalırsın. Sonra annen bana kızar.” deyince Sedat hafifçe gülümsedi. “Ne o bakıyorum da a

