Mahallenin girişinde duran arabalardan inen adamlar Kerem’in emirlerini bekliyorlardı. Levent ve Yılmaz yol boyu sessiz kalan adamın planını merak ediyorlardı. İkisi de heyecanlıydı. Uzun zamandır hayatlarında aksiyon yoktu. Hele Levent bugün uzun zamandan sonra en mutlu olduğu anı bölen bu insanlara epey bilenmişti. “Planın ne Kerem” dedi Yılmaz heyecanlı bir sesle. Kerem sakin bir tavırla onlara döndüğünde karşısındaki iki adamında söyleyeceği her şeyi yapacağına adı kadar emindi. Bu yüzden minnettardı. “Önceliğimiz Mert itinin nerede olduğunu bulmak. Kesin saklanmıştır orospu çocuğu. Yerini tespit edelim.” dediğinde Yılmaz gülümsedi. “Merak etme onu hallettik bile. Nişanlısının eteklerine saklanmış. Hepsi evdeler.” “Güzel. Bir taşla üç kuş. O zaman biz Levent ile oraya gidiyoruz

