Kaçıyordum. Neyden, neden ve nereye bilmeden, karanlık bir ormanda önümü dahi görmeden, hayatım buna bağlıymışçasına koşuyordum. Tökezlesem de, ayağım ağaç köklerine takılsa da, düşsem de asla durmuyordum. Gökyüzüne kadar uzanan ağaçların arasından hızla geçerken bir sesin beni çağırdığını duydum. Bir an durup sesin nereden geldiğini anlamak istedim fakat durmadım. Duramadım. Daha da hızlandım. Ormanın içinde zikzaklar çizerek ama belli bir yöne doğru koşmaya devam ettim. Ben ilerledikçe o güzel, tatlı ve çekici kadın sesi giderek daha da yakından geliyordu. En sonunda ormandan çıkıp düz bir araziye vardığımda yavaşlamaya başladım. Ormanın aksine burası aydınlıktı. Ve bu aydınlığın kaynağı bir güneş değil arazinin ortasında duran devasa bir ağaçtı. Hayatımda gördüğüm en büyük ve en gü

