Bitmek bilmeyen bir yol ve yorucu geçen bir yolculuk. Amanda kucağında uykuya dalan küçük kızın saçlarını okşarken, onu peşinden sürüklediği için vicdan azabı duyuyordu. Gece mola vermişler, güneş doğar doğmaz yine yola çıkmışlardı. Jordan denilen adamı öldürmek için eline bir fırsat geçse, kesinlikle tereddüt etmezdi. Rayn'ın hatasının bedelini kızı da ödüyordu. Grace bu oyunun içine düşmediği için kesinlikle çok şanslıydı. Demek Rayn da kendisi gibi yalan söylemişti. Ne garip... İkisi de dostlarının yerine geçmiş, bu evliliğe razı olmuşlardı. Yine de onu affedemiyordu. Özellikle de bu yaşadıklarından sonra onunla karşılaşmak bile istemiyordu. Eve döndüğünde kızını bulamayınca delirecek, belki de onu kaçırdığını düşünecekti. Hayır! Bu kadar aptalca bir yanılgının içine düşmezdi değil mi

