"Asrın!" yüzüme değen yağmurdan korunamazken üstüm başım ıslanmıştı. Umuyorum ki buradadır yoksa ıslandığımla kalacaktım. Yat Kulübü geldiğim üçüncü duraktı. Gecenin bir yarısı restoranı da açtırmıştım. Mutfakta yoktu ve bu sefer de ben de dağıtacaktım o mutfağı yani zor tutmuştum kendimi. Evde yoktu restoranda yoktu, yatta da yoksa nereye gideceğimi pek bilmiyordum açıkçası. "Asrın! Neredesin be adam?" Ayakkabılarımı çıkarmadan içeri atladım. Elimle yüzümdeki suyu atıp saçlarımı sıkarken cam kapıyı ittirip açmayı denedim. Yani üst katta olacak hali yoktu ya sonuçta. Ama içeride de yoktu. Üst kat kalmıştı bir tek. Olabilir miydi acaba? Bu yağmurda delirmediyse olmamalıydı. Merdivenleri tırmanırken bu kadar yağmurun yağıyor olmasına akıl erdiremedim. Gök yarılmıştı sanki. Bu nasıl bir

