45- Enkaz

2103 Kelimeler

Elif Yılmaz Kafamın içinde çanlar çalıyordu. Bir uğultu… sanki yerin yedi kat dibinden yükselip beynime saplanıyordu. Göz kapaklarım kurşun yemiş gibiydi, açamıyordum. Nefes almaya çalıştım ama ciğerlerim sanki dolu doluydu, hiçbir şey girmiyor, çıkmıyordu. Ağzımdan boğuk bir inilti döküldü. Bir... iki... üç... derken beşinci de geldi. Sonra bir ses. “Elif… Elif beni duyuyor musun?” Tanıdıktı bu ses. Güven veriyordu. “Gözlerini aç, hadi güzelim… Ben buradayım.” Savaş. O anda dünyamın tek anlamlı sesi o oldu. Zorla göz kapaklarımı araladım. Her şey bulanıktı. Sanki gri bir perde arkasından bakıyordum. Gözümün önünde kıpırdayan silüet, yavaş yavaş netleşti. Savaş’ın endişeli, toz toprak içindeki yüzüydü bu. “Şükür…” dedi fısıltıyla, yüzüme bir şeyler dokundu. Eliydi. Ağzımı açmaya ç

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE