Düğün günü Asya’nın küçük ve sıcak elini sımsıkı tutup, Elisa’nın düğününe doğru ilerlediğimiz an, her adımda gerginliğim biraz daha artıyordu. Kalbim, göğsüme sıkışıp kalmış gibi atıyordu. Normalde gelmez, Elisa'ya durumu anlatırdım fakat onun da başının derde girdiğini hissedebiliyordum ve bu his içimi kemiriyordu. Anne ve babam evde olmadıkları için Asya’yı emanet edecek kimsem yoktu. Durumumuz, sanki bir tuzağın içine düşmüş gibi ürkütücüydü. Kızım masum bir heyecanla etrafı süzüyordu. Dudaklarında donuk bir tebessüm, gözlerinde binlerce soru vardı. Onun bu hali, içimde kopan fırtınayı yatıştırmıyor, aksine her bir kıpırtısıyla beni daha da huzursuz ediyordu. Restoranın kapısından içeri süzüldüğümüzde, çevreye göz ucuyla dahi bakmadan direkt olarak davetli listesinin bulunduğu masay

