Yorgun bir günün ardından yatağa uzanırken, bir zamanlar huzurun ve sessizliğin mekânı olan odamda şimdi kaygının ve korkunun hüküm sürdüğünü hissedebiliyordum. Dört yıl önceye kadar, başımı yastığa her koymamda, kalbimde hafif bir sızı belirse de, ölümün soğuk nefesini ensemde hissetmiyordum. Yemeklerimi severek yer, Asya'yla gün boyu kahkahalar atarak oyunlar oynar, her anın tadını çıkarırdım. Ama şimdi? Şimdi, her gece yastığa başımı koyduğumda, kalbimde sadece bir sızı değil, adeta bir yangın başlıyordu. Yemekler boğazımdan geçmiyor, Asya'nın neşeli kahkahaları bile ruhumdaki ağırlığı kaldıramıyordu. Onunla oynarken bir türlü tam anlamıyla orada olamıyordum; zihnim, onun mutlu yüzüne bakarken bile başka yerlerdeydi. Oyunlarımızın ortasında bile o kasvetli gölgeyi hissediyordum; Volkan

