12. BÖLÜM

687 Kelimeler
Gamze kitapçığı olduğu yere bıraktı ve hızla odadan çıktı, merdivenlerden koşarak inerken hala Cenk beyi duyabiliyordu. Koşarak ön kapıya doğru gitti. Kapıyı sakince açtı.               Kapıda kimse yoktu. Bir an için dondu kaldı. İlk gün olduğu gibi boynundan sırtına doğru bir sıcaklık indi. Kapıyı yavaşça kapatarak arkasını döndü. Uzun bir adamın merdinvenleri yavaşça çıkışına şahit oldu. Adam o kadar uzunduki omuzlarından yukarısı içeri vuran güneşin gölgesinde kalmıştı..               Birkaç adım geri gitti Gamze, ne yapacağını bilemez haldeydi. Hafif adımlarla ileri doğru gitti, merdivenlere olabilecek en yavaş şekilde yaklaşıyordu. Merdivenlerin ucundan yukarı doğru baktığında hiçbir şey göremedi. Tekrar merdivenlerden yukarı çıkmaya devam etti, yavaş ve emin adımlarla. Öyle ki en ufak bir ses dahi duysa merdivenlerden atlayarak oradan uzaklaşacakmış gibi hareket ediyordu. Merdivenlerin sonuna geldiğinde soluna doğru döndü. Kilidini açtığı odaya ilerlemeye başladı. Odanın kapısı bıraktığı gibi açıktı, saat öğleni biraz geçmesinden dolayı diğer odadan gelen güneş ışığı odayı birazda olsa aydınlatıyordu. Sonunda odanın kapısından içeri kafasını uzattığında büyük bir şok yaşadı. Oda bomboştu..               Ne duvardaki tırnak izleri, ne bebekler, ne yatak. Her şey gitmişti. Gamze'nin belkide evde olup biten şeyler hakkında öğrenebileceği her şey yok olmuştu. Cebindeki eski fotoğraf hariç..               Gamze şok içerisinde odanın içine bakarken korkularına yenik düşerek kapıyı sonuna kadar çekti. Artık orada bir işi kalmamıştı. Aşağıya inerek Nurhayat hanım'ın yanına gitti. Çekyata oturdu. Bir yandan fotoğraftakilerin kim olduğunu düşünüyordu. O an aklına bir şey geldi. Nurhayat hanım her ne kadar konuşamasa da tepkileri ile belirli şeyleri anlatabiliyordu. Gamze eliyle uzun adamın olduğu yeri kapatarak Nurhayat hanımın yanına gitti. "Nurhayat hanım."               Nurhayat hanım ona doğru döndü. "Bu fotoğrafı evde buldum, yere düşmüştü. Bu fotoğraftakileri tanıyor musunuz?"               Fotoğrafı Nurhayat hanım'ın göz hizasına getirdi. Nurhayat hanımın gözleri dolmaya başladı. Çıkarabildiği kısıtlı sesler ile bir şeyler anlatmaya çalışıyordu. Elini havaya kaldırdı ve fotoğrafta uzun olan kıza dokunduktan sonra kendini işaret etti. Gamze artık kızlardan birinin Nurhayat hanım olduğunu biliyordu. Daha sonra elini tekrar kaldırarak yüzü kazınmış kıza dokundu ve ellerini koynuna götürdükten sonra tıpkı bebek sallar gibi sallamaya başladı. Gamze'nin anladığına göre bu kız onun kardeşiydi. Nurhayat hanım ellerini bozduktan sonra odadaki bebekleri işaret ederek saçlarını taramaya başladı. Bebekler o ve kız kardeşi için yapılmıştı. Kahverengi saçlı bebekler Nurhayat hanıma, siyah saçlı olanlar ise kardeşine aitti. Fakat yinede bu evde huzursuz gezen o şeyi açıklamıyordu. Neden evde bir hayalet vardı? Neden Gamze'yi çok rahatsız ediyordu? Ve fotoğraftaki uzun adam kimdi?               Gamze yavaşça uzun adamın üstünden elini çektiğinde Nurhayat hanım olduğu yerde çırpınmaya başladı. Hemen fotoğrafı bir kenara attı ve Nurhayat hanımı sakinleştirmeye çalıştı. Ağlarken gözyaşları yanaklarından süzülüyordu. Bir kaç dakika sakinleştirmenin ardından Nurhayat hanım uzunca fotoğrafa baktı. Sonunda sakinleştiğinde ise Gamze yatıştırıcıları almak için merdivenin yanındaki odaya gitti. Nurhayat hanım çok sık krize girmediğinden bu ilaçlar diğerlerinin biraz altında kalmıştı, biraz uğraştan sonra ilaçları buldu. Fakat Nurhayat hanımın yanına gittiğinde büyük bir şoka uğradı.               Fotoğraftaki kız Nurhayat hanımın hemen önündeydi. Arkası Gamze'ye dönüktü. Evde gezen o hayalet gün gibi karşısındaydı. Kıyafetleri düzgün, siyah pabuçları ayağında, beyaz çorapları bileğinin üstüne kadar çekiliydi, saçının bir kısmı ise hala yerinde yoktu. Yavaşça yaklaştı Gamze. Bir yandan Nurhayat hanıma bakıyor diğer yandan da hayaleti inceliyordu. Yanlarına varmasına çok az kalmıştı ki, kızın kafası birden Gamzeye doğru döndü, vücudu hala Nurhayat hanıma doğru bakıyordu. Kızın göz yuvaları boştu, çenesi ise yerinde değildi. Yavaş yavaş yine o çirkin görünümüne dönüşmeye başladı. Önce saçları dağıldı, sonra kıyafetleri karardı ve en son ayaklarındaki pabuçlar yok oldu..               Gamze ile aralarında bir buçuk metre vardı. Yaşadağı onca korkuya rağmen daha önce hiç bu kadar korkmamıştı. Vüducu olduğu yerde buz kesti ve tüm kasları kenetlendi. Kız geri geri yürüyerek Gamzeye doğru yaklaşmaya başladı. Tam Gamze'nin dibindeylen yukarı katta bir ses duyuldu. Nurhayat hanım birden kafasını yukarı doğru kaldırdı, tekrar kafasını aşağıya indirdiğinde gözleri kıpkırmızı haldeydi. Elini dudağına götürerek Gamze'ye "Sus" işareti yaptı. Ses merdivenlerden inerken hiç olmadığı kadar çok gürültü çıkarıyordu. Merdivenlerin sonuna geldi. Ve odanın girişinde durdu. Nurhayat hanımın gözleri yerinden çıkacak kadar büyümüştü. Kız çocuğu boş göz yuvaları ile hala Gamze'nin yüzüne bakıyordu. Gamze çok yavaş bir şekilde kafasını çevirmeye ve arkasına bakmaya çalıştı. Tamamen döndüğünde ise tekrar uzun adamı karşısında gördü. Kahverengi pantalonu belinin üstünden siyah bir kemer ile bağlanmış, omuz asklıarı ile desteklenmişti. Ayakkabıları ise siyah plastiktendi..
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE