10. BÖLÜM

668 Kelimeler
              Kuran-ı Kerim'i kucağına alarak bir süre oturdu, ağlaması durduktan ve gözlerindeki bulanıklık yok olduktan sonra hemen telefonuna sarıldı. Annesini arayacaktı.. "Aradığınız kişiye şuan ulaşılamıyor, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz." Gamze tekrar tekrar aradı annesini, sonunda telefon çalıyordu. "Alo anne!" "Ne oldu kızım?" "Anne ben çok kötüyüm!" "Ne oldu kızım?" "Anne evde bir şey var!" "Ne oldu kızım?" "Anne beni duyuyor musun?" "..." "Anne!" "Aldığın şeyi yerine bırak." "Anne.." "Aldığın şeyi yerine bırak."               Gamze birden telefonu elinden bıraktı. Ellerini kafasına koyduktan sonra çığlık atmaya başladı. Telefondan hala annesinin sesi geliyordu, zamanla da ses çoğalmaya başladı. "Kaçamazsın!"               Ve birden telefon kapandı. Gamze çığlık atmayı bıraktı telefona yavaşça yaklaştı ve eline aldı. İnterneti açtıktan sonra namazın nasıl kılınacağına dair bilgiler edinmeye başladı. Güvenilir bir sayfa bulduktan sonra Kuran-ı Kerim'i kucağına aldı telefonu ise cebine koydu ve banyoya doğru gitmeye başladı. Namaz kılmak için önce abdest alması gerekiyordu, fakat Kuran-ı Kerim'i banyoya sokamazdı..               Banyo kapısının önüne kadar geldi Gamze. Elindeki Kuran'ı kapının yanındaki sehapanın üstüne bıraktı. Bıraktığı anda merdivende ayak sesleri duyulmaya başlandı. Gamze hızla banyonun içine girdi. Oldukça geniş bir banyo Nurhayat hanım için tasarlanmıştı, her şey olabildiğince alçaktaydı. Gamze abdest almaya başladığında merdivenlerdeki ses yavaş yavaş yaklaşmaya devam ediyordu. Gamze hızlanmaya çalışsa da telefondan ne yapacağına bakmak ve abdest almak yavaş kalıyordu. Ses banyo kapısına varmadan kesilmişti, Gamze ise abdestini almıştı. Kapıyı açtığı anda tam arkasında bir hırıltı duydu, Kuran'ı sehpanın üzerinden aldığı gibi salona koşmaya başladı. Gamze için her şeyin kilidi şimdilik Kuran idi. Onu koruyordu, fakat Gamzenin asıl amacı o şeyden kurtulmaktı.               Salona vardığında Nurhayat hanım hala olduğu yerde uyur vaziyetteydi, Gamze Nurhayat hanımın baş örtülerin birini alarak yere serdi ve seccade olarak kullanmaya başladı. Bir diğer baş örtüsünü de kendi başına bağladı. Namaz kılmaya başladığında evin her tarafından üstüne ferahlık geldiğini hissetti. Sanki sıcak bir çölde üstüne soğuk yağmurlar yağıyormuş gibi bir hissiyattı bu. Namazın ikinci rekatını kılmaya başlarken başını secdeye koydu. O anda ferahlık tamamen yok oldu, üstelik daha da yoğun bir uğursuzluk hissediyordu. Başı secdedeyken gözlerini açtı, tam gözlerinin önünde bir çift çürümüş ayak vardı, başını secdeden kaldırırken de gözlerini kapatmadı. Çürümüş ayaklar yerini eskimiş elbiseye bıraktı. Gamze tamamen doğrulduğunda ise evdeki şeyin ne olduğunu artık öğrenmiş oldu...               Gamzeye göre kısa bir kız çocuğuydu, belki sekiz belkide dokuz yaşlarındaydı. Simsiyah saçları omuzlarından dökülüp beline kadar düşüyordu. O an Gamze hiç korkmadı. Normalde hissettiği korku ve uğursuzluk hissi tamamen yok olmuştu. Aradan saniyeler geçerken Gamze bir şey fark etti, kızın saçının büyük bir kısmı yoktu..               Namazını kıldığında ortada hiç bir şey kalmamıştı. Gamze de artık bir şeylerin farkına varmaya başladı. Namazını kıldıktan sonra etrafı toparladı. Kuran'ı eline alarak üst kata çıktı. Gayet sakindi. Üst katta bez bebeklerin bulunduğu odaya girdi, oradaki onlarca bebeği çamaşır selesinin içine doldurduktan sonra aşağıya indirdi.               Gamze uyumamıştı, gece olmasını ve seslerin tekrar başlamasını bekledi. Merdivenlerdeki ses tekrar belirdiğinde Gamze hemen eline siyah saçları olan bir bez bebek aldı ve tarakla saçlarını taramaya başladı. Sesler evin uğursuzluğuna karışarak yavaşça yok olmaya başladı. Bir bebeğin saçlarını taramayı bitirdiğinde diğerine geçiyor ve onuda tarıyordu, ta ki sabah ezanı okunana dek. Sabah ezanı okunduğunda artık Gamze için uyuma vakti gelmişti, uzun zamandır hiç bu kadar rahat uyumamıştı.               Uyandığında saat öğlene doğru yaklaşmaktaydı, hemen yerinden fırlayarak kahvaltıyı ve Nurhayat hanımın ilaçlarını hazırlamaya başladı. Kahvaltıyı hazırladıktan sonra sakince Nurhayat hanımı kaldırmaya gitti. Nurhayat hanımı uyandırdıktan sonra kahvaltısını yaptırdı ve ilaçlarını verdi. Sabah görevi sona erdiğinde üst kata çıkarak ibriğin içine su doldurdu. Bir an için duraksadı. Üst katta üç oda vardı. Birinde sadece eşyalar diğerinde ise bebekler vardı. Üçüncü odanın ise kapısı kilitliydi. Gamze sakince üçüncü odaya doğru yöneldi, kapısını zorlamaya başladı fakat eski dahi olsa kapının kilidi sağlamdı. Normalde eski kapıların anahtarlarının hep aynı olduğunu biliyordu. Eğer kapıların üstünde bir anahtar varsa bu kapıyıda açabilirdi. Önce en üst kattaki odaların kapılarını kontrol etti, anahtar yoktu. Daha sonra aşağı kata inerek oradaki kapıları da kontrol etmeye başladı. Nurhayat hanım bir yandan televizyon izlerken bir yandan da Gamze'nin ne yaptığına anlam vermeye çalışıyordu. Gamze anahtarları birinci katta da bulamadı. Artık anahtarları bulabilmesi için girebileceği tek yer bodrum katıydı..
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE