"Buradayım Aydın Alparslan," dedi onun sesi, "Bulacağını biliyordum eşim, buradayım..." Ağlıyordu, sesine ömrümü halı olup serdiğim ağlıyordu. İhtimal listemdeki en güzel ihtimalin sesiydi adımı haykıran. Onun sesiydi. Yanlış falan duymuyordum. Onun sesine bile salak olmuşken üç günde unutmam mümkün değildi. Bana yerini bildirmemişti ama onu bulacağımı bilerek bana mesaj atmıştı. Benim en güzel ihtimalim yine aklını kullanmıştı. Aklına salak olduğum, sesine salak olduğum, gözlerine salak olduğum atmıştı bana o mesajı. "At silahını," dedi polis memuru yanımıza çıktığı zaman. Attım. Silah falan umurumda değildi zaten. Banu'yu polisin eline verdiğim gibi odanın kapısına gittim. Anahtarlar üzerinde asılıydı. "Geldim eşim," dedim ağlayarak, "Açıyorum kapıyı." Kapıyı açıp içeriye girdiğimd

