Ceren, Serdar ile yolculuğu boyunca sağ koltuktan onun yüzünü incelemişti. Kemikli yüz hatlarına sahipti ve yan profilden daha da yakışıklıydı. Esmerdi bir kere, sakallarını kısaltmıştı. Ceren aslında onu otel koridorunda ilk gördüğünde de çok yakışıklı bulmuştu ama herif git gide daha karizmatik oluyordu. “Tövbe ya,” dedi Ceren kısık sesle ve gözlerini birkaç kez kırpıştırıp önüne döndü. “Ne dedin?” dedi Serdar göz ucuyla hem yola hem de Ceren’e bakarak. “Tövbe dedim tövbe,” dedi Ceren. Bunu söylerken somurttu. “Neye tövbe sarışınım? Bana mı?” Serdar çapkın bir gülüş attığında Ceren içinden ona saydırıyordu. Bu adam çok akıllıydı. “Sana tövbe ettim evet,” dedi Ceren bir anda. “Şşt,” dedi Serdar. “Daha sana hayatının en güzel anlarını yaşatıcam.” Ceren karnında uçuşan kelebekler

