Karanlık şato şuan tam karşısındaydı ve bebekleride. Keily üç gündür devam eden karmaşayı uzaktan izliyordu. Bebeklerine bu kadar yakınken uzak kalmak kabustan beterdi onun için. Daha bir isimleri bile yoktu. Koymak için fırsatı da olmamıştı.
"yakında kucağında olacaklar söz veriyorum" aleck sessizce karanlığı izleyen karısının aklından geçen düşünceleri ve duyguları en derinden duyuyor, hissediyordu. Karısı koca bir boşluktaydı ve acı çekiyordu.
"canım acıyor, Aleck. Kızım ve oğlum şimdi nasıl açlar mı bilmiyorum. Gögüslerim sızlıyor. Sütüm boşa akıyor onları besleyemedim br kez bile" derken gözyaşları çoktan firar etmişti.
"az kaldı sevgilim çok az" Aleck sımsıkı karısına sarılmıştı teselli etmek için.
"henüz isimleri bile yok." Keily nin sesi fısıltı gibi çıksada Aleck onu duymuştu.
"ne olmasını istersin" gülümseyerek cevabını bekliyordu Aleck.
"aslında hiç düşünmedim. Ya sen" Aleck sadece bir kız ismi düşünmüştü. Bir oğlu olabileceği aklına gelmemişti ki.
"bir isim düşündüm.,Keily kızımız için eğer sende beğenirsen.. ." Keily merakla duyacağı ismi bekliyordu.
"Beatrice..."
"Beatrice Mi?" onun kim olduğunu biliyordu.
"evet annemin ismi...aslında annemin tam adı Astra Beatrice di. " Aleck in tüm kalbiyle sevdiği diğer kadın.
"çok güzel bir isim sevgilim onu özlüyorsun değil mi" Keily sevdiği adamın gözlerindeki özlemi görebiliyordu. Evet özlyordu hemde tüm kalbiyle.
Marcus tan bir kez dinlemişti annelerini. Tabi oda Aleck gibi bu konu hakkında konuşmak istemesede Keily nin ısrarıyla anlatmıştı. Kraliçe Beatrice mükemmel bir anne ve mükemmel bir kraliçeymiş. Halkını seven, yardım sever ve en önemlisi gülüşüyle iç ısıtıcak kadar merhametli. Ama ne talihsizliktir ki genç yaşta yakalandığı hastalıktan dolayı ölmüştü.
Aleck ve marcus için hatta kral için bile çok büyük acı dolu bir kayıpmış. Çünkü Kral ın acısı o kadar büyükmüş ki kendini bile kaybetmiş eşinin acısıyla ne çocuklarını nede halkını görmüş gözleri. Bu yüzden krallık kısa bir dönem kıtlık ve sefalet çekmiş.
Kral bir süre sonra acısına dayanamamış uzun bir izdivaya çekilmiş. Ve böylelikle Aleck in dönemi başlamış. Marcus tan bunları dinlediğinde Aleck in yaşadıklarını sert kabuğunun altında sakladığı acıları daha iyi anlamıştı Keily. O gün kocasına bir kez daha hayran olmuştu. Ama kral içinde çok üzülmüştü. Bir kurt için eşinin kaybı acıların en büyüğüydü.
"özlemediğim bir gün bile yok sevgilim. Annem... O çok iyi bir kraliçeydi. Herkesi severdi. Tıpkı senin gibi" Aleck, Keily her baktığında annesinin iyilik dolu kalbini karısında görüyordu. İşte bu yüzden Keily onun çocukluğunda kaybettiği ruhuydu.
Kıymetlisiydi.
"sen çok iyi bir baba olacaksın Aleck, bebeklerimiz çok şanslı. " keily aşk ile koca yürekli kocasına bakıyordu.
"sende anne... şimdi dinlen merak etme onlar iyi ve yakında burada yanımızda olacaklar" diyerek karısına sarılıp hızla odadan çıkmıştı. Bir an önce komutanlarıyla görüşmeliydi.
Bu gece ay dolunaya döndüğünde elfler ve büyücüler tüm güçleriyle saldırıp kaleyi alacaklardı. Bu gece kurtların en güçlü oldukları geceydi.
Keily kocasına tüm kalbiyle güveniyordu. Aleck verdiği tüm sözlerini tutmuştu. Ve bu sözünüde tutacağını biliyordu. Bu gece büyük bir şeyler olacaktı bunu hissediyordu. Pelerinini alıp Aleck in ardından oda çıkmıştı. Brandon ı görmeliydi. Ona ne olacağını bir tek o söylerdi.
Brandon bu gece dolunay tam tepeye ulaştığında savaşın en acımasız yüzüyle karşılaşacağımı ve dikkatli olmamı istemişti. Korumacı kocam aklı sıra bana hissettirmeden savaşa gidecekti. Demekki bu gece onun hislerini duymamam için kendini kapatmıştı bana. Onu duyamıyordum, hissedemiyordum. Ve bu beni gerçekten korkutuyordu.
"bu gece bende orda olacağım Brandon ve sende benim yanımda olacaksın." dediğimde ilk anda şaşırsada beni benden iyi tanıyordu.
"istemesende orda olacağım. Sen benim dostumsun Keily ve yiğenlerim için orda olacağım" dediğinde ip kardeşim gibi gördüğüm adama sımsıkı sarıldım. Bu gece kesinlkle ailemden birini kaybetmeyecektim. Aleck beni korumak için bunu yapmış olsada orada olup o cadıya yaptıklarını ödetecek olan ben olmalıydım.
%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%
" veletleri iyi sakladınız değil mi? Kesinlikle kimse onlara ulaşmamalı. Sözde kraliçe Keily bana yaptıklarının cezası nı acı çekerek ödeyecek. Aleck benim olmalıydı. " sandra dışarda onu bekleyen savaşı biliyordu ve kaybedecek hiçbirşeyi yoktu. Madem o kaybedecekti. Düşmanlarıda kazanmayacaktı. En büyük intikamı bu olmalıydı.
" dediğin gibi bebekler saklandı kimse onlara ulaşamaz. İsyancılar hazır. Cadılarda... Bu gece zafer bizim olacak küçük cadım." isyancı kurtadamların lideri fergus Sandrayı kendine çekip sert bir şekilde öpmüştü. Sandra nın Aleck takıntısını bilsede umrunda değildi. Sonuçta tahta giden her yol mübahtı onun için. Bu ne kadarda sandra nın çok hoşuna gitmesede zafer için ufak bir bedeldi. İntikamı için bu adamın altına yatmakta sakınca görmüyordu. Ona bir kraliçe gibi davranıyordu aptal adam.
" sevgilim... Bu gece taht bizim olacak. Sen kral ve bende kraliçe..." diyerek Fergus a daha da sokulmuştu.
"bizim olanı bu gece alacağız" Fergus Sandra yı kucağına aldığı gibi zaman kaybetmeden yatağa taşımıştı. Onlar yatakta arzu dolu dakikalar yaşarken Aleck in planı kusursuzca işliyordu.
Bir kaç askeri çoktan kaleye sızmış kralın işaretini bekliyorlardı.
"biz hazırız Aleck, john komutasındaki kurtlar ve elfler işaretinle hücuma başlayacaklar, fakat..." marcus şaşkınlıkla Aleck in arkasına bakıyordu. Aleck arkasında olan kişiyi çok iyi bilsede bundan hoşlanmamıştı.
"Keily...." Aleck sabırla arkasına döndüğünde ona bakan bir çift kızgın gözle karşılaşmıştı.
"bizimle gelemezsin.. Ve Keily itiraz istemiyorum." Keily bu gece kesinlikle sabırlı değildi .
"benden sakladın ve majesteleri onlar benim çocuklarım iste veya isteme onlara gideceğim. Ve sen marcus aklından bile geçirme burda kalmayacağım" diyerek öfkeyle elf askerlerin önünde durmuştu. Elfler tek bir ağızdan Prenseslerini selamlamışlardı. Babası gururla kızına bakıyordu. Bu gece kimse Keily durduramazdı. Bunu Tristan iyi biliyordu. Sonuçta onun kızıydı ve hep cesurdu. Gülerek Aleck baktı. Bu ben demiştim bakışıydı ve kahkaha atarak kızının yanında yerini aldı.
Vakit gelmişti. Ay dolunay dönmüş ve tüm kurtlar dönüşmüştü . Devasal insansı yaratıklar. Aleck te kurt formuyla eşinin önündeydi. Gecenin sessizliğini bozan bir ulumayla tüm kurtlar saldırıya geçmişti. Aleck son kez eşine baktı.
"merak etme sadece bana çocuklarımı getir" Aleck başıyla onaylayıp geceyi delen bir ulumayla savaşı başlatmıştı.
Zafer onların olacaktı. Keily elf askerleriyle birlikte uzaktan ilerliyordu. Kurtlar direnci kıracak elfler yok edecekti. Böylede oldu. Kısa sürede ilk engel aşılmış kalenin kuzey kesimi ele geçirilmişti. Aleck bir yandan savaşırken Keily özel gücüyle önündeki onlarca isyancıyı dağıtarak eşine yardım ediyordu.
"Aleck içeri girmeliyim. Çocuklarınız içerde kulede bunu hissediyorum" Aleck eşinin aceleci tavrından korkuyordu. En ufak hata onu ve bebekleri öldürebilirdi. Kükreyerek önüne atladı ve durdurdu. Keily ne olduğunu anlayamamıştı. Aleck zihnindeki kalkanı kaldırmış doğrudan Keily bakıyordu.
"acele etme tuzak olabilir." Aleck haklıydı bu yanıltma olabilirdi. Sabırsızdı. Yerinde duramıyordu.
Ve gerçekten de tuzaktı. Kule büyük bir gürültüyle yıkılmış Aleck Keily son anda kayaların altında kalmaktan korumuştu.
"haklısın ama..." dediğinde Sandra nın surlardan gelen o iç karartıcı kahkahasını duymuşlardı.
"hadi ama prenses bak burda kimler var." arkasındaki iki cadı bebekleri tutuyordu. Keily nin yüreği agzındaydı. Aleck öfkeyle uluyordu.
Artık Keily nin sabrı tükenmişti. Ve tüm gücü bedenini ele geçirirken artık Sandra ile karşı karşıyaydı.