Arat, sevgili kayınçosu tarafından her ne kadar kovulmuş olsa da aşktan mest olmuş haliyle otuz iki diş dışarda gülerek yürüyordu. Az önce olanlar aklına gelince istemsizce kahkaha attı. En son Yağmur, onu sevdiğini söylemiş, sevinçten çıldıran Arat ise düşünmeden ayağa kalkmış, sevdiği kadına sarılarak döndürmüştü. Sonuç, elbette pusuda bekleyen kaplan misali koltukta oturan Cevat de ayağa fırlayarak kız kardeşini Arı Arat'ın pençelerinden kurtarmıştı. E sonrasında da malum yaka paça dışarı atılma da kaçınılmaz olmuştu. Arat, Cevat'ın o sinirden kızarmış suratını düşününce bir kahkaha daha attı ve adımlarını evine doğru yönlendirdi. Daha evdekilere kız isteme işinden bahsedecek, sonra da biricik idolü olan ağabeyinden de Cevat ve Aram ağayla girişecekleri cenk için taktikler alacaktı..

