Zehra'dan 1 hafta sonra Dinlediğim dersi anlamak için ekstra çaba sarf ediyordum ama anlamam mümkün değildi. Sonra notları Dilan dan alırdım diye düşündüm. Öğretmene boş boş bakıp ders dışında her şeyi düşünüyordum. Neden bu kadar üzülmüştüm? Bunu kendime sorup duruyordum. Ders bitiminde ayaklarım beni ileri götürmek istemese de ben adımları mı hep ileri attım. Bahçeye çıkarken Dilan koluma girmişti. O eve gidip onunla kaçma kovalamaca oynamak beni yormuştu. Ne sabah kahvaltısında vardı, ne akşam yemeğinde. Gece içip geliyordu eve. Üzerime kuma almaya hazırlanıyordu belki de. Bilinmezlik beni iyice çıkmaza sokmuştu. "Zehra" abimin sesini duyunca derin bir nefes alıp ona baktım. Yaslandığı arabasından doğrulup bana doğru yürümeye başladı. Önüme gelip bir süre gözlerime baktı. "Abi"

