36. Bölüm

1813 Kelimeler

Karşımda gördüğüm manzarayla neye uğradığımı şaşırmıştım. Demir Ağa’nın bana bağırmasından dolayı bir şeyler olduğunu anlamıştım, fakat bunu beklememiştim... İnsanın bu manzarayla az da olsa vicdanının sızlaması gerekmez miydi? Peki ben neden en ufak bir şey hissetmiyordum? Eski karım yerde acı içinde kıvranırken benim yaptığım tek şey sadece bakmaktı. Nasıl olurda Roza ile  bir olup böyle bir şerefsizlik yapabilmişti hala aklım almıyordu. Vücudumdaki tüm damarlar sinirle gerilirken olacakları adım gibi biliyordum. Rojba’nın şu dakikadan sonra yaşama şansı yoktu. Hatta ihtimaller arasında bile değildi. O da adı gibi biliyordu, benim olana dokunan elleri keseceğimi, yaşatmayacağımı. Demir Ağa’nın sorduğu soruyla önce gözlerime bakmış daha sonra acımadan “Öldü!” demişti. Duyduğum ilk andan

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE