Arabanın içinde yol hiç kimse tek kelime dahi etmedi. Tabi ben hariç.. Ben sürekli konuştum.. Emre ve Hakan abiye sürekli ben suçlu değilim diye ağlasam da vicdansızlar tek bir şey söylemedi. Hayır ben neden böyle bir şey yapayım? Getirildiğim askeri karakolunda öylece bir odaya bırakıp gittiler. Hayır ağlamak istiyorum ama neye ağlayacım ona bile emin değilim. Bir şekilde benim çalmadığım ortaya çıkar değil mi? Ama Gökhan’ın bana olan güveni gözlerimi yaşartıyor. Pis sinsi yılan.. Resmen koynumda yılan beslemişim. Ulan vicdansız hiç mi sevmedin, hiç mi güvenmedin bana? Nasıl olurda öyle sorgusuz, sualsiz beni suçlu kabul edersin? Düşünceler içinde boğuşurken sandalyenin üzerinde kafamı masaya koyduğumu hatırlıyorum. Ulan rahat yatak, temiz duş hayali kurarken şimdi eski bir sandalyenin

