Gökçe'nin Anlatımından Devam Doruk yere yığıldığında öylece kalakaldım. "Doruk?" ayağımla kolunu dürttüm. "Saçmalama, acıtmadan vurdum. Kalk." gözleri yarı açıkken yanına eğildim, ağzından akan kan çok gerçek duruyordu. "Doruk yavaş vurdum ya, yemin ederim yavaş vurdum." elimi yanağına götürdüm, ateşi de vardı. "Özbek kızı?" "Söyle." deyip eğildim, onu duyabilmek için yaklaştım. "Bu halde seni koruyamam, Oktay'a git." Geri çekilip yüzüne baktım. "Numara yapmıyor musun?" "Ölüyorum kızım, ne numarası?" deyip inlediğinde gerçekten durumun vahim olduğunu fark ettim. "Tamam, tamam sen burada bekle. Ben Oktay'a haber verip geliyorum hemen!" ayağa kalktığım gibi bahçe kapısının aralık kısmından içeri girip Oktay'ın kapısını çalmaya başladım. Tekrar pencereden girecek halim yokken kapıyı e

