Adin daha önce Savaş Arslanlı’yı defalarca kez sinirlendirmiş, onun duygusuz sandığı yüzüne birçok kez şahit olmuştu. Ama şimdi anlıyordu ki o bugüne kadar hiçbir şey görmemişti. Savaş Arslanlı’nın ona en soğuk bakışları bile şimdiki haliyle kıyaslanamayacak kadar sıcaktı. Savaş gömleğinin üç düğmesini açmış, kollarını birkaç parça katlamıştı. Yüzünde bugüne kadar görmediği, insanın bakmaktansa ölmek isteyeceği bir ifade vardı. Gözlerini tek bir noktaya dikmiş düşünürken çenesini biraz daha kasıldı. Adin o an ne düşündüğünü delicesine merak etti. Her ne düşünüyorsa pek iyi şeyler olmadığını belliydi. Savaş kapının önünde donup kalmış onu izleyen Adin'in farkındaydı. Kadehi kafasına dikip sek viskiyi midesine gönderdikten sonra yüzünü Adin’e çevirmeden konuştu. "Odaya çık ve uyu."

