Eve giden yolu özlemişim, he şeyi en ince ayrıntısına kadar hatırlıyorum. Sanki hiç buralardan gitmemişim gibi... kırılan şu kalbimin ince sızısı, gördüklerimle yerini yavaş yavaş tatlı bir sevince, çocuksu bir heyecana bıraktı. Buralara Megan Stewarth olarak geri dönmek çok garip bir duygu ve ah işte yine kalbimin acıdığını hissediyorum. Evliyiz ama değiliz, yani olamayacağız. Öyle dedi bana.. evlilik oyunu olarak düşün dedi bana ya! Birinin sevdiği, ötekinin sevmediği bir birleşme... ne saçma şey bu ama... aması var işte. Peki ben nasıl yürüteceğim ki bunu? Önceden sadece seven bendim, onu isteyen bendim... şimdi oda beni yanında istiyor ama sevmiyor ki.. sadece varlığımı istiyor... alışkanlık mı bunun adı?.. evet, evet... ben onun için sadece bir alışkanlığım.. duramıyormuş ya bensiz

