Bölüm 57: Alfa’nın Sorusu

389 Kelimeler
Lucy, Leon’un çalışma odasında oturmuş, endişeli bir şekilde ellerini kucağında birbirine kenetlemişti. Yüzündeki hafif kızarıklık, düşüncelerinin onu nasıl etkilediğini ele veriyordu. Alfa Leon’un ayak sesleri koridorda yankılandığında kalbi hızla çarpmaya başladı. Kapı açıldığında, Leon iri cüssesi ve keskin yüz hatlarıyla içeri girdi. Sert ama bir o kadar da karizmatik görünümü, Lucy’nin nefesini kesmeye yetiyordu. Onu gördüğünde yanaklarındaki kızarıklık beklentiyle daha da arttı. Leon, Lucy’nin utangaç tavrına ilk defa dikkat ederek şefkatle ona baktı. Odaya doğru birkaç adım attı ve masasına yaslanarak durdu. Sıcak, koruyucu bir gülümseme yüzünde belirdi ama gözlerinde bir ciddiyet vardı. "Lucy," dedi sakin ama derin bir sesle, "şimdi sana bir soru soracağım, ama bana doğruyu söylemeni istiyorum." Lucy, Leon’un yüzündeki ciddi ifadeyi görünce şaşırarak kaşlarını çattı. "Tabii..." dedi, sesi biraz çekingen çıkmıştı. Leon derin bir nefes aldı, gözlerini bir anlık yere indirip sonra tekrar Lucy’nin gözlerine dikti. Kendi içindeki karmaşayı bastırmaya çalışarak çekingen bir biçimde yavaşça sordu. "Lucy... sen... sen bakire misin?" Lucy bu soruyu duyduğunda önce ne diyeceğini bilemedi. Gözleri büyüdü, yanakları bir anda alev alev oldu. Eli istemsizce yanaklarına gitti, yere bakarak kelimeleri toparlamaya çalıştı. "Ben... şey..." dedi kısık bir sesle, ama devamını getiremedi. Leon, onun bu utangaç tavrını gördüğünde, istediği cevabı zaten almış oldu. Derin bir nefes alarak masadan doğruldu ve birkaç adım atıp Lucy’nin karşısında durdu. Elini yavaşça kaldırarak Lucy’nin yanağını okşadı. "Lucy," dedi yumuşak ama ciddi bir tonla, "Bunu bana söylemeliydin. Herşeyin senin için en doğru şekilde olmasını istiyorum." Lucy, Leon’un gözlerindeki samimiyeti ve şefkati gördüğünde biraz rahatladı ama yine de kalbindeki çarpıntıyı kontrol edemiyordu. Leon’un dokunuşu, güven veren bir sıcaklığa sahipti. Yine de utançtan alev alev yanıyordu. Leon hafif bir gülümsemeyle başını eğdi. "Bunun senin için özel olmasını istiyorum," dedi. Aralarında kısa bir sessizlik oluştu, ama bu sessizlik rahatsız edici değildi. Aksine, havada hissettikleri çekimi daha da yoğunlaştırıyordu. Lucy, Leon’un bakışlarındaki derinliği ve kontrolü fark ederken, bu adamın sadece güçlü bir lider değil, aynı zamanda ona gerçekten eş olabilecek değerli biri olduğunu düşündü. Leon onun kıyafetini eliyle düzeltip, ona küçük bir öpücük verdikten sonra, "Hadi, biraz dinlen. Bu geçirdiğim en iyi doğum günü oldu. Gerçekten." dedi. Lucy onun doğruyu söylediğini biliyordu, çünkü hayranlıkla ve aşkla bakan gözlerinde yalan yoktu. Başını eğip utangaç bir şekilde çalışma odasından çıkarken son kez ona baktı. Odayı dolduran etkileyici enerjisi ve geniş omuzlarıyla çok yakışıklıydı. Belki de onun eşi olma fikri hiç de fena değildi...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE