Ardıl, biriken toplantıları yüzünden şirkete gitmek zorundaydı. Annesinin ve diğerlerinin, dünürler gelecek diye telaşla oradan oraya koşturduğunu gördü. Hiç istemese de annesine yaklaşıp: “Anne, benim şirkete gitmem lazım. Daha fazla erteleyemeyeceğim toplantılarım var. Elvin’in yanına çıkanı yakarım,” dedi. Ahu Hanım, oğluna “Senden adam olmaz,” dercesine bakıp: “Şu an senin karınla uğraşacak halim yok, oğlum,” dedi. Ardıl, kararlı bir şekilde: “Ben uyarayım da,” dedi. Birden aklına karısının arkadaşı geldi: “O kızı ne yaptınız, nerede?” diye sordu. Ahu Hanım: “Tıktık yine bir odaya. Ne yapalım? Biraz fazla korkak bir kız. Ağlamaktan bir hâl oldu,” dedi. Ardıl, kızın kaldığı odayı öğrenip içeri girdiğinde, koltukta iki büklüm olmuş, salya sümük ağlayan kıza bakıp iç çekti. Der

