Kapının diğer tarafında, Ardıl sırtını kapıya dayadı. Hâlâ göğsü inip kalkıyordu. Elvin'in çaresiz çığlıkları yüreğini burksa da, attığı geri adım onu dehşete düşürüyordu. Gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı. Bu karmaşayı çözmek için zamana ihtiyacı vardı. Ve biliyordu ki, Elvin'e bu zamanı vermenin tek yolu buydu: Onu kilitlemek. Anahtarı cebinde sıkarak merdivenlerden indi. Konağın geri kalanı bu savaşın etkilerini henüz sindirmeye çalışıyordu. Ardıl, öfkeli bir hayvan gibi karısını odaya kilitledikten sonra avluya indi. Herkesin fısıldaşarak beklediği avluda, ilk işi annesi ve babası hariç herkese "Sadece basit bir kriz, bir şey yok. Dağılın." emrini vermek oldu. Herkes dağıldıktan sonra, Ahu Hanım endişeyle oğlunun yanına adımladı ve sorularını sıraladı: "Bu ne işti böyle? Karın

