Ardil... Devran...Helin...

2436 Kelimeler

Ardili, sessizce kapıyı arkasından kapattı ve duvara yaslandı. "Uyuyor," dedi, sesi bomboştu. "Kolları kablolarla bağlı. Serum takılı. Şimdi gidip doktorla konuşacağım." Ardili'nin gözlerinde artık intikam ateşinden başka bir şey okunmuyordu. Aram biliyordu ki, şimdi doktorla konuşulduktan sonra Ardili'yi tutmak imkansız olacaktı.. ( ARDİL'İN AĞZINDAN ) Oturmuşum, yirmi koca dakika... Sanki her saniye, sırtıma bir tonluk demir yüklenmiş gibi. Gözüm, masanın üzerindeki o beyaz önlüklü, yavaş hareket eden bunakta. Gözlüğü burnunun ucunda, elindeki kağıtları öyle bir inceliyor ki, sanırsın bir hazine haritasına bakıyor. Her an, o lanet gözlükleri alıp göz çukurlarına sokmamak için kendimle savaş veriyorum. Bu, bir hastane değil, bir işkence odası. Ve sessizlik, en büyük işkenceci. Bekle

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE