Ardili, cevap vermek için dilini ısırdı; tek yapabildiği gaz pedalına daha da yüklenmek oldu. Eli, dikiz aynasından Elvin’in eline uzandı, biraz önce tırnaklarını geçirdiği kaynanasının kolu gibi şimdi Ardili'nin parmaklarını ezdi. Arkasından gelen Aram'ın arabasının farları, hastaneye giden o karanlık yolda, Ardili'nin tünel vizyonuna saplanmış tek destekti. Onlar, tek bir hedefe kilitlenmiş iki araba değil, iki ailenin kayıp korkusuyla verilen can havliydi. Ardili, korku ve endişeden oluşan bir tünelin içinden geçiyor gibiydi. Gözlerinde sadece hastane tabelasının ışığı vardı. Arkasında Aram'ın farları, bu çılgın yolculuğun tek şahidiydi. Nihayet, şehrin kalabalık yollarından geçip, hastanenin Acil Servis kapısına ulaştı. Arabayı park etmeye bile vakit kaybetmedi; ön kapının hemen önü

