Gece, şehrin karanlık damarlarında akıyordu. Adamın kafasını dağıtması lazımdı. Kendi mekanlarından birine geldi. Adı Emirhandı ,burası Emir’in yeri, onun hükümranlığıydı. Mekanın köşesinde, koca, koyu renk deri koltuklar ve loş ışıklar altında locası hazırdı. Burada son söz adamındı.
Herkes saygıyla bakıyor, kimse gözünü bile kırpmıyordu. Bu mekan, sadece bir bar değil; burası Emir’in tahtıydı. Kendi kuralları, kendi düzeni vardı. Buraya saygın insanlar iş adamları gelirdi. Mekanın kapısından içeri adım attığınızda, göz kamaştıran bir zenginlik seliyle karşılanılırdı. Kristal kadehler, yıllanmış viskinin ağır kokusu, her köşede lüks ve ihtişam akıyordu.
Emirin dünyasında para sadece harcanmaz; gösterişin, korkunun ve itibarın simgesiydi. Ceketini arabaya atmıştı üzerine yapışsan kaliteli beyaz gömleğin düğmelerini biraz daha açarak kavruk, kaslı göğsünü belli etti. Yakasını kaldırarak bara adım attı. Gözleri karanlığa alışmıştı zaten, ama içindeki karanlık daha derindi. Merdivenlere yönelip kendisine tahsis edilmiş locaya yöneldi. Kadınların hepsi yiyecek gibi bakıyordu bütün dikkatler adamaydı ama pek umurunda değildi.
Bir kadeh viski söyledi. Üstten insanlara bakmayı severdi bu kat sadece ona aitti paylaşmayı sevmezdi adam. Birkaç kadın ateşli danslar ederek onun dikkatini çekmeye çalıştı ama o sadece içkiye odaklıydı. Gözleri boş, zihni ise doluydu.
O koca gözlü kız aklını karıştırmıştı. Normalde olsa orda bir elde kadının alnından vurur başını ağrıtmazdı ha bir ha iki fark etmezdi onun için .Ama kıyamamıştı işte titreyen halini görünce bu kızı kollarının arasına alıp her şeyden korumak istemişti. Bu merhamet duygusu ona yabancıydı.
Yanına yanaşan sarışın kadın, Emiri düşüncelerinden kopardı. Bacağını adamın dizine sürttü. Emir başını çevirdi, kadına dik dik baktı. Bu önceden bir kaç kere takıldığı Badeydi.
Kadın baştan çıkarıcı bir gülümsemeyle konuştu.
– “Çok düşünceli duruyorsun bu gece yalnız kalma. Dertlerini unutturayım...”
Emir cevap vermedi İçkisini bitirip kadının elinden tuttu. İkili üst kata çıktı. Emir içindeki karmaşayı bastırmak istiyordu...o yüzden kadının teklifini kabul etmişti .Bade tam dudağına yönelmişti ki hızlıca başını çevirdi .
-Bana dokunmanı izin verdiğimi hatırlamıyorum soyun işini bitir paranı al ve beni yalnız bırak. Adam dominanttı her yerde onun koyduğu kurallar geçerliydi. Bade düşündü bu adamla para için değil çok hoşuna gittiği için beraber oluyordu adamın sert tavırlarından haz alıyordu ve yatakta çok iyiydi. Ona nasıl davrandığının şimdilik pek önemi yoktu hemen boyun eğdi ve soyunmaya başladı.
O sırada emirin telefonu çaldı .Arayan kızın başına diktiği korumalardan biriydi. Hemen açtı.
– “Abi!” dedi koruması. “Kız.. içerden çığlık sesleri geldi... Kriz geçiriyor gibi. Gözleri donuk, titriyor. Biz de yaklaşamıyoruz!”
Emir bir an kadına baktı. Yüzündeki arzu kayboldu. Bu sırnaşık kadın fırsattan istifade onun göğsünü okşamaya başlamıştı. Kadını omzundan iterek uzaklaştırdı.
-‘’Siktir bir bu eksikti. Yanından ayrılmayın.’’ Deyip telefonu kapattı.
Hemen kendini toparlayıp meraklı gözlerle bakan kadına
– “İşim çıktı.” dedi sadece, merdivenleri ikişer ikişer indi. Hızlı adımlarla mekanı terk etti. Hemen son model arabasına atlayıp yola koyuldu. Başıma dert aldım dedi siniri iyice tepesine çıktı .
Hızlıca kızı bıraktığı eksi depo evine geldi korumalardan 3 tanesi içerde kızı izliyor diğer adamları ise bizzat kendi emriyle etrafı kolluyorlardı.. Elif battaniyeye sarılmış, köşeye sinmişti. Gözleri büyümüş, dudakları titriyordu. Nefes alamıyor gibiydi.
– “Ne halt ediyorsunuz lan siz?!” diye bağırdı arkasındakilere. Kimse konuşmadı. Emir, Elif’in yanına diz çöktü.
– “Şşş iyi misin?”
Kız tepki vermedi. Kendi dünyasında bir karabasandaydı. Uykuyla uyanıklık arasında bir yerde, geçmişin kirli gölgeleriyle boğuşuyordu. Adam çıktıktan sonra yorgun düşmüş bedeni uyuyakalmıştı.
Rüyasında bir adamın gölgesi bedenine yaklaşıyor, ellerini uzatıyor, Elif bağırmak istiyor ama sesi çıkmıyordu. Adam onun ağzını eliyle sımsıkı kapatıyor elleri içki kokuyordu. Tıpkı eniştesininki gibi…
Elif uyanır gibi oldu ama gözlerini açamıyordu. Hırıltılı bir nefes sesi geldi. Vücudu istemsizce titredi. Emir elini uzattı ama kız irkildi, geri çekildi.
– “Dokunma bana!” diye fısıldadı. Gözleri yaşlıydı. Geriye yaslandı, duvara dayandı.
Emir bir an sustu. Sakin olmaya çalıştı ama içi öfkeyle dolmuştu.
– “Sana ne oldu?” dedi soğukça. “Ne bu numaralar?”
Elif ona baktı.
– “Bu... numara değil... sadece uyudum... ve kabus... her şey tetiklendi...”
– “Ne tetiklendi?”
Elif gözlerini kaçırdı.
– “Senin gibi adamlar...”
O cümle yetti. Emir sinirlendi.
– “nasılmış benim gibi adamlar ha
-”Zorba,taciz…
Bir anda elini duvara vurdu. Kızın o cümleyi tamamlamasına izin vermedi. Kız gözlerini kapadı.
– “Ben sana zarar vermedim! Ama sen beni zorunda bırakıyorsun.”
Elif’in gözlerinden yaşlar aktı.
– “Beni burda tutarak zaten yeterince zarar verdin.”
Bir sessizlik oldu. Emir adını bile bilmediği kıza daha dikkatli baktı. Titreyen ince omuzlarına, korkuyla büzüşen dudaklarına. O kırılganlık... sinirini tetiklese de bir yerini de acıtıyordu.
Yavaşça sesini yumuşattı.
-‘’Adın ne senin ‘’dedi kızı araştırmaya daha fırsatı olmamıştı ama en kısa zamanda araştıracaktı.
- ‘’Elif…’’ dedi titrek bir sesle
– “Kabus mu gördün, ne gördün de böyle oldun?”
Elif cevap vermedi.
– “Kim yaptı sana bunu?”
Kız sadece başını iki yana salladı.
– “Senin gibiydi. Dokunmaya hakkı olduğunu düşündü. Korktuğumda bile vazgeçmedi.”
Emir ayağa kalktı. Yumruğunu sıktı.
“Demek bu kız tecavüze uğramıştı ve travmaları vardı...”
Bir an durdu. Ardından cebinden bir sigara çıkardı, yakmadan ağzına aldı.
– “Yarın gidebilirsin.”
Elif gözlerini açtı. Şaşkındı.
– “Ne?”
– “Git dedim. Ama bir şartla. O gece hakkında tek kelime etme. Yoksa tekrar bulurum seni. Bu sefer kimsenin seni kurtaramayacağı şekilde icabına bakarım.”
Kapıya yürüdü. Tam çıkacakken durdu.
– “Umarım beni pişman etmezsin güzelim.”
Ve çıktı