"Süleyman'ı gördün mü?" "Gördüm dedim ya gel seni ona götürüyorum." "Allah'ım çok şükür buldum sonunda oğlumu, biliyordum ölmediğini. Nerde şimdi." "Emin ellerde merak etme. Gel sen" "Sağ ol, öderim borcumu sana." Ferman'dan aldığı talimatla sahaya inen Mit ajanı kısa bir takipten sonra tekrar tecavüz edilecekken aldı Delal'i. Tecavüz edilirken gülüyor, dayak yerken kahkaha atıyordu. Artık tamamen yitirmişti aklını, üstü başı leş gibi saçları birbirine girmiş yediği dayaklardan dolayı da yüzü gözü mor içindeydi. Tuğrul olayı tüm detaylarıyla bilmediği için kadının şu haline üzülmüştü bile. Dışarıdan bakınca evladını kaybetmiş, acısına dayanamadığı için de aklını yitirmiş bir anneydi görünen. İşin içinde kadının irin denizi olduğu için yaklaşanı o irinde boğduğunu bilen az kişi vardı.

