Uyanış

1603 Kelimeler

Üç gün geçmişti. Üç koca lanet gün. Zaman, sedyenin başında bekleyen bir adamın sırtına çöken ağırlık gibiydi artık. Gözkapakları morarmıştı, dudakları susuzluktan çatlamıştı. Ama Riven’ın elini Dara’nın elinden ayırmaya niyeti yoktu. Her saat başı nabzını kontrol ediyordu. Her iki saatte bir yara pansumanını yeniliyordu. Ve her gece… rüyasında Dara’nın gözlerini açtığını görüp, sabaha nefretle uyanıyordu. Çünkü Dara hâlâ uyanmamıştı. Ve o hâlâ cehennemin içindeydi. --- O sabah... Güneş bir türlü odaya girmiyordu. Perdeler kapalıydı, sanki içeride zaman akmıyordu. Riven, kendini zorlayarak kalktı. Parmaklarını saçlarının arasından geçirirken aynaya bakmadı bile. Çünkü aynada görmek istemediği bir surat vardı artık. Aciz, öfkeli, çaresiz bir adam. Ayağa kalktı. Kapıyı sertçe açtı.

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE