Gece, Dara’nın içinde başka türlü akıyordu. Dışarıda saatler geçmişti, şehir kendi kirli nabzıyla yaşamaya devam ediyordu… ama onun dünyasında zaman, bir ileri bir geri gidip geliyordu. Sanki beyninin içinde görünmez bir el, anılarını karıştırıyor, bazılarını koparıp atıyor, bazılarını yanlış yerlere yapıştırıyordu. Yatağın üzerinde doğrulmadan oturuyordu. Perdeler kapalıydı. Odanın karanlığı, nefes alan bir yaratık gibi üzerine abanıyordu. Boğazı kuruydu. Yutkundu ama su içmek bile aklına gelmedi. Çünkü zihninde başka bir savaş vardı. Bir an… Kanlı bir el gördü. Parmak aralarına yapışmış koyu kırmızı, sıcak damlalar hâlâ tenini yakıyordu. Bir sonraki saniye, o el kayboldu. Yerine Riven’ın yüzü geldi. Dudaklarının kenarında belirsiz bir gülümseme, gözlerinde hem endişe hem de o tanıdı
Ücret ödemeden günlük olarak güncellenen sayısız kitap ve hikayeyi okumak için QR kodunu tara ve hemen indir


