Kıl Payı Minibüsün arka kapısı kapandığı anda dünya yeniden sessizliğe büründü. Deponun loş, toz kokulu havası ciğerlerime dolarken, Sibel hemen laptopunu açtı. Ekranın soğuk mavisi, yüzümdeki morlukları ve yırtık gömleğimi aydınlattı. Üzerimdeki takip cihazı, bir toplu iğne başı kadar küçük, ama yarattığı tehdit bir dağ kadar büyüktü. "Kerem, hareket etme," dedi Sibel, sesi tüm profesyonelliğine rağmen gerginlikle gergin. Parmakları klavyede bir fırtına gibi uçuşuyordu. "Asya, durum kritik. Bizi izliyorlar. Mikrofon ve GPS. Üzerimizde." Ekranda Asya'nın yanıtı anında belirdi. "Konumunuz belli. Tahliye protokolü başlatıyorum. Sinyali bloke ediyorum ama kısa süreli. Kaynağını bulmalıyız." Sibel, göz ucuyla üzerimdeki yırtığa baktı. "Çıkar onu." Tişörtümün yırtık kısmından derimin heme

