Küller ve Kurşunlar Alaz Malikanesi'nin o devasa, şatafatlı kapıları, o gece sadece fiziksel bir eşiği değil, aynı zamanda bir daha geri dönüşü olmayacak bir eşiği de kapatmıştı. İçerideki ağır, zehirli hava dışarı sızamıyor, dışarıdaki serin gece havası içeri giremiyordu. Her biri kendi odasına çekilen aile fertleri, duvarların ardında yankılanan ifadesiz sessizliklerle, birbirlerinden ışık yılı uzaklıktaydılar. Kerem, babasının eski çalışma odasına girmişti. Selim Bey, son aylarını bu odada, eski moda bir divanda uyuyarak geçirmişti. O kocaman çalışma masası, şimdi bomboş ve tozsuz, bir anıt gibi duruyordu. Kerem, parmak uçlarıyla masanın cilalı yüzeyinde gezindi. Babasının kokusu hâlâ sinmiş gibiydi buraya; tütün, eski kağıt ve pahalı bir kolonya karışımı... Bu koku, onu çocukluğuna

