Zana beni neden yanlız başıma bıraktın.
Biliyor musun ben bu gece çok korktum sen yoktun yanımda babam ,annem,hiç kimse yoktu yanımda tek başımaydım ben hiçbir zaman bu kadar çaresiz olduğumu hatırlamıyorum, bağırdım Zana bağırdım belki biri haykırışlarımı ,yakarışlarımı duyarda beni o pisliğin elinden kurtarır diye ama gelmedi kimse ,kimse duymadı beni o güçlü haykırışlarım bir süre sonra sessiz çığlıklara dönüştü.O zalim bana çok kötü şeyler yaptı Zana ,benimde hayallerim vardı, daha yaşayacağım göreceğim bir çok şey vardı daha hayalimdeki adam ile evlenecektim ama bu gece herşey bitti Zana .
Gözünü intikam hırsı bürümüş bu adam bana tecavüz etti intikamımı aldım dedi Zana , aslında etti diyemiycem o bir köşede oturdu adamları ise sırayla...
İzledi sadece onlar aç kalmış köpek gibi bana saldırırken o keyifle izledi. Raşit ceyhanlı beni bugün ölüme mecbur eden kişi o.
Oysa sadece bir köşede oturup düğünü izliyordum ne zararım dokunmuştu ki ona bana o kötülüğü yapan insanı affetme Zana ben yaşayamam bu kara lekeyle üzgünüm affet beni artık geceleyin saçlarını tarayıpta örgü yapamıycam artık o oda bir tek senin olacak Zana.
Bana kızma olur mu seni yanlız bıraktım diye bana kızma nolursun ,bu mektubu birtek sana yazdım babamlar duyupta üzülmesinler diye hepinizi çok seviyorum Allah ' a emanet olun
Elimdeki kağıt parçasını o günden beri sayısız kez okudum yüreğim öyle bir yanıyordu ki bir an olsun onu aklımdan çıkaramıyordum.
Bu olayın üzerinden tam Bir hafta geçmişti taziye bitti fakat gelen giden eksik olmuyordu şehir dışından gelen mi dersiniz yurt dışından gelen mi dersiniz duyan geliyordu .
Bu mektubu henüz babamlar görmemişti o gün ben morgdan çıkıp salonda otururken bir hastane personeli ablamın üstünden çıkan eşyaları getirdi neyseki ben görmüştüm mektubu.
Ne yapacağımı bilemiyordum mektubu onlara gosterirsem kesin kan dökülecek babamın zarar gormesini istemiyordum bir yandan da içim içimi yiyordu ablamın kanı yerde kalamazdı .
Aklım almıyordu hâlâ, neyin intikamı neyin hırsı bu kadar vicdandan yoksun kılar bir insanı .İnsan demeye dilim varmıyor o insan bile olamaz evet biyopside birden fazla erkeğin DNA sı çıktı hepside bulunmadan önce öldürülmüşlerdi .
Bir şey demesinler diye öldürmüştü onları şimdi o yaptı desem kim inanırdı bana hiç kimse.
Günlerdir tek yapabildiğim ağlamaktı,
Kapı birden açılınca elimdeki mektubu bir telaşla yere düşürdüm babam kapının eşiğinde bekliyordu gözü yerdeki mektuba kaydı ben hemen yataktan atlayıp mektubu kaptığım gibi arkama sakladım.
Babam işkillenmişti
"Kızım ne edersin sen neydi o kağıt parçası belli ki önemli yoksa ne diye atlarsın üstüne,ver bakım"
"Baba önemli birşey değil ki sadece kağıt işte birşeyler yazıyordum kendi kendime boşver"
."Ver o kağıdı bana beni yorma zaten takatim yoktur sana bakayım diye geldim ama birşey saklıyorsun sen ver hayde"
"Baba şey ..."
"Ver dedim Zana!!"
o kadar sert çıktı ki sesi olduğum yerde sıçradım mektubu yavaşça çıkardım arkamdan ona doğru uzattım
Okumaya başlayınca gözyaşlarını tutamadı babamı ilk defa böylesine ağlarken görüyordum ne hale gelmiştik biz böyle.
Mektubun sonlarına gelince donakaldı yüzü ölümcül bir tepki aldı
"Baba yapma nolursun bak sana birşey olacak diye çok korkuyorum nolursun bu mektubu o yüzden sana vermedim"
"ulan namussuz ulan köpek senin kelleni alıp o aç köpeklere o kuduz köpeklere yem etmezsem banada şervan Ağa demesinler sen benden canımı gözümün nuru kızımı aldın bende seni geberticem"
elindeki mektup yere düştü bir hışınla kapıyı açıp çıktı arkasından bağıra bağıra koştum
"Baba!!! dur baba ne olur "
"Baba!"
merdivenlerden aşağı nasıl indiğimi anlamadım evdeki herkes sesimizi duymuş olacakki dışarı koştular .Babama yetişemedim yanında adamları ile hemen araca binip gittiler .
"Ah baba ahh napıcaz şimdi"
öbür aile bireyleri nefes nefese kalmış bir şekilde yanıma koştular
"Ne olur burda kızım nereye gitti baban öyle celallenmiş bir şekilde "
"Amca koş yetiş babam Raşit ağayı öldürecek ablamın bana yazdığı mektubu okudu nolur koş daha çok kan dökülecek"
"Ne mektubu Zana niye daha önce görmedik "
"Amca şimdi sırası değil, babam onu öldürmeden koş"
Babaannem oğlum diye feryad figan ağlayarak düşüp bayıldı
"Derhal arabaları hazırlayın yola çıkıyoruz çabuk , çabuk "
Amcam adamlarına emir verdi birkaç dakika içinde onlarda yola koyuldu umarım geç kalmazlardı.
Annem ile ablam birbirlerine sarılmış ağlıyorlardı neydi bu başımıza gelen musibetler.
" Allah'ım sen dayanma gücü ver ya' rab "
Sonrasında mektubu gösterdim onlara dahada kahroldular .
misafirler yavaş yavaş müsade isteyip dağıldılar, biraz sonra bir tek aile olarak kaldık yengemler annemi teselli ediyordu ben ve ablam nenemi ayıltmaya çalışıyorduk.Hepimizin gözü kulağı gelecek haberdeydi saatler geçti neredeyse akşam vaktiydi.
Dışardan araba motor sesi gelince hepimiz dışarı çıktık Amcamın yüzünden anlaşıldığı kadarı ile pek iyi şeyler olmamıştı.
Babaanem yavaşça babama yaklaştı babamın yüzünde gram duygu kırıntısı yoktu babalar böyle değil midir zaten üzüntülerinide kırgınlıklarınıda içinde yaşar kimseye yıkıldığını göstermezlerdi.
Nenem babamın yüzünü avucunun içine alıp;
"Şervan'ım o şerefsizin pis kanını elime bulaştırmadım de evladım şimdi senide kaybedemem he oğlum bir şey de." dedi
"Ana yapmam gerekeni yaptım hakettiği yerde leşini alıp meydanda ibreti alem olsun diye sürükleyecektim İdris Musaade etmedi amma kızımın kanıda yerde kalmadı"
"Oğlum,peşine düşecekler çok kan dökülecek çook daha yüreğim çayır cayır yanarken şimdi sende körükledin ne yaparım ben oyyyy"
Yengemler nenemi içeri götürdü kimse çıt çıkarmaya cesaret edemiyordu ortam yeterince gerilmişti.
"Baba neden beni götürmedin o piçi ben gebertecektim ben!"
"Tek kelime daha etme Botan o piçin kanını o pis kanını ben elime bulaştırmadım ve sana da yaptırmazdım en güvendiğim adamım onu gebertti bende keyifle izledim şimdi rahat uyusun benim masum kızım "
"Şervan Ağa ya şimdi ne edecez öğrenecekler senin yaptırdığını birazdan bütün aşiret kapımıza dizilecek ne edecez sana birşey yaparlarsa ben yaşayamam "
"Anne merak etme ben korurum babamı ona hicbirşey edemezler ben varım "
"Baran annem geç içeri oğlum birşey yapmayacaklar babana hadi ablan ile geçin içeri "
Ablam Baran'ı içeri götürdü benim yüreğim ağzımda atıyordu daha yeni ablamın acısını atlatamadan şimdi babam
"Kim gelirse gelsin ben buradayım .Şervan Ağa burada kızımın kanı yerde kalacak değildi bedelini en ağır şekilde ödettim "
Babam sözlerini bitirdikten sonra bir hışımla konağa girdi.
"Bana bakın derhal ne kadar adam var ise hepsini getirtin buraya kuş uçmayacak.Hepsi nöbet tutacak anlaşıldı mı"
"Emrin olur beyim!"
Amcam adamlara güvenliği artırmalarını sıkı sıkı tembih etti sonra hepimiz içeri girip olacakları bekledik .
Ciwan ceyhanlı
"Bu raporları neden avukata götürmedin çoktan ona ulaşması gerek o arazi bizim için çok önemli "
"Evet efendim özür dilerim derhal avukat beye gönderiyorum "
"Çıkabilirsin"
Bugün Ciwan Ağanın ortağı Demir şirkette olmadığı için bütün işler ona kalmıştı sıkıntıyla derin bir of çekti .
koltuğundan kalkıp cam kenarına yürüdü cebindeki sigara paketini çıkardı içinde ince bir dal çekip çıkardı dudaklarının arasına yerleştirerek yaktı dumanı içine çekerken düşüncelerini meşgul eden o güzel gözlü kadını hatırladı .
ismini onun dudaklarından duymak istesede soylememişti ama sonra arkadaşlarının ona Zana diye seslendiğini duyunca o ismi hafızasının derinliklerine kazıdı ve o ceylan gözleride yüreğine.
İçinden birşeyler harekete geçmişti Ciwan ağanın kalbi bu duygulardan yoksundu çünkü ailesi aşka sevgiye pek değer vermezdi çocuklarınada böyle aşılamıştı biraz eskiye dönük düşünüyorlardı çocuklarının aksine
Onlara her ne kadar bu düşüncelerinden dolayı kızsada aslında onlarında görüp yetiştikleri ortam buydu değiştiremezdi hiç bir şeyi.
"Zana demek Zana Ceylan Gözlü Zana gül güzeli Zana "
"Haah sikeyim kadını düşünmekten bütün işleri boşladım ."
Ciwan ağa tam koltuğuna oturacaktı ki ofisinin kapısı alacaklı gibi çalınmaya başladı.
"Gir"
İçeri babasının en sadık adamı girdiğinde ayağa kalkıp ona yaklaştı
"Beyim yetiş beyim "
"Ne oldu konuşsana "
"Beyim Raşit ağam ölmüş öldürmüşler tarla başında"
Ciwan ağa bu sözleri duyduğunda beyninden vurulmuşa döndü resmen adamın yanında yıldırım gibi geçti
yarım saat sonra olayın yaşandığı yere vardı jandarma dahil bütün ahali toplanmıştı Annesi feryad figan bağır çağır ağıtlar yakıyor ağlıyordu kız kardeşleri abisi erkek kardeşleri yere çöküp ağlıyorlardı .
Koşarak yanlarına gitti Raşit ağanın cesedi bir bezle örtünmuştü jandarmalar olay yerini inceliyordu babasının kanını yerde görünce gözleri buz kesildi .
"Baabaaaaa! sana bunu kim yaptı baba!"
"Kardeşim dur hele dur jandarmalar inceliyor bırak işlerini yapsınlar "
'Ağbi bunu kim yaptı derhal biri söylesin bu kalleşliği kim yaptı "
"Bilmiyoruz henüz sorguya geçmediler incelemeyi bitirdikten sonra gören duyan kim varsa ilgilenecekler kardaşım"
Bir saat geçmişti inceleme bitmişti sıra sorgulamaya geçti Raşit ağanın yanında sadece bir adam vardı tarla başında iken oda öldürülmüştü.
uzun bir sessizlik sonrası arkadan sefil bir adam çıkageldi başı egik bir şekilde önlerinde durdu
Ciwan ağa adamın birşey söyleyeceğini anladığı gibi
"Sen birşey gördün mü ha söyle gördün mü ?"
"Ciwan bey kenara çekilin lütfen işimize mani olmayın "
"Ben bu köyün çobanıyım raşit ağa ayda bir bu köye gelir ve tarlayı denetlerdi bugün yine geldiğini gördüm bende yakınlarda koyunları otlatıyordum baktım iki tane özel araba geldi .
İçlerinden bir sürü adam indi başlarında eğer yanlış bilmiyorsam Diyarbakır' da şamoğlu aşiretinin başı Şervan Ağa indi birkaç saniye konuştular ama sonra şervan ağanın yanındaki adamlar Raşit ağama silah sıktılar sonra zaten göründüğü gibi
Ahali bu sözleri duyduğunda dahada öfkelendi "Ciwan kaskatı kesilmişti daha önce hiç bu kadar öfkeli ve soğuk olmamıştı "
"Sana yemin olsun baba ben o ağanın şanınıda soyunuda sopunuda kurutmasam onu gebertmesem banada Ciwan demesinler"
Ciwan ağa o günden sonra kendine bir söz verdi intikam alacaktı ne olursa olsun intikam alacaktı.
Defin işlemi cenaze birkaç gün sürmüştü aslında hemen o an gidip Şerwan ağayı öldürecekti ama babasının cenazesine olan saygısından cenazeyi yerde bırakıp gitmemek için bekledi zor olsada bekledi.
taziye bitmişti
"Hadi herkes araçlara hazır olsun herkes o piçin evini başına yıkıcaz beni ölürün diye yalvararak ölecek "
Ciwan 'ın kardeşi Miran surekli tembih ediyordu adamları ama Ciwan o günden sonra bambaşka düşüncelere kapılmıştı Ağayı öldürse bu bambaşka bir boyut alacaktı kan davasına dönüşecekti ailesini korumalıydı kardeşlerini korumalıydı ama o adamı öylece de bırakamazdı jandarma ifadesini aldıktan sonra serbest bırakmıştı çünkü adamı bütün suçu üstlenmişti.
Ciwan Ağa ilk defa bu kadar çaresizdi doğru düzgün düşünmeye bile fırsat olmamıştı.
Yol uzun sürmüştü konağa yaklaştıklarında tabii beklendik bir durumdu bir ordu koruma koruyordu konağı adamları tetikleri çekip hazırda beklediler.
Ciwan ağa araçtan inip adamlara yaklaştı
"Ağanıza haber verin eğer yüreği yetiyorsa eğer beş para etmez ciğeri yetiyorsa karşıma çıksın yoksa ben o saklandığı deliği başına yıkar çıkarırım "
"Burdayım Ciwan Ağa , çekilin açın kapıyı alın hepsinide içeriye"
"Ama ağam!"
"Sözümü ikiletme çabuk çekilin"
Kapılar sonuna kadar açıldı Ciwan ağa ve aşireti bribir avluya girdi Şamoğlu aşiretiininde eksik kalır yanı yoktu iki büyük aşiret karşı karşıyaydı . Bugün ya kan dökülecekti ya da konu burda bitecekti.
ZANA ;
İçeride birtek kadınlar kalmıştık babam bizi sıkı sıkı tembih etti çıkmamamız için .
Dışarıda kıyamet kopuyordu bizde bir çare burda oturup bekliyorduk annem kendinde değilmiş gibi öylece duruyordu babaannem zaten tansiyonu bir türlü düşmüyordu .
Yüreğimiz ağzımızda çıkıyordu babama birşey olsa dayanamazdım ben
Yavaşca ayağa kalkıp kapıya yürüdüm belki ne dediklerini duyarım diye
"Ulan siktiğimin piçi seni geberticem son duanı et "
"Öldür ama bu iş burda bitmez senin namussuz baban kızıma kötülük etti istediğin kadar inkar et kızım herşeyi mektupta yazmış"
"Yalan söylemeyi kes artık bu planına şimdide babamın namusunu ekleme "
"Ciwan ceyhanlı burdan birinin kılına zaraar gelirse burda ardından getirdiğin bütün itleri bir bir öldürürüz kimin topraklarında olduğuna dikkat et "
İdris bırak öldürecekse öldürsün bugün burda biri ölecek en azından ardımdan namusuyla şerefiyle öldü derler "
"Ulan geber artık" tam tetiği çekmiş sıkacak iken ben kapıyı açıp dışarı koştum tam babama uzatılan namlunun ucunda durdum
" Yeterrr artık yeter babamı öldürme beni al "
Bu tanıdık gözleri nasıl unutabilirdi , ama bakışlar değişmişti bakışları soğuktu buz gibi kesilmişti.Belki bugün biri ölmemişti ama yaşarken ölmek ne demekti işte bugünden sonra öyle olacaktı hayatı. Bir karar vermişti babasının canını korumak için ateşe atmıştı kendisini o artık kendinden bile vazgeçmişti.
"
"