"Kerem." Kerem'i bilmem kaçıncı dürtüşüm de fayda etmeyince, "Neyse ya." diyerek güldüm. "Madem uyuyorsun, eteğin boyunu sormasam da olur o zaman." Anında "Ne eteği?" diyerek yataktan fırlayan Kerem'e bakıp kahkaha attım. Yarım saattir çağırıyordum ama burada. Kerem gözlerini ovalayarak "Ee bu pantolon." deyince, burnunu sıkarak "Biliyorum." dedim. "Okula gideceğim de, onu haber vereyim dedim." "Resmen kandırıldım öyle mi şimdi?" diyerek tek koluyla beni yatağa atıp gözlerini kapattı Kerem. "O zaman cezalısın." "Ama dersim var." deyip kurtulmaya çalıştım. "Ya bıraksana." "Olmaz. Cezalısın. Öperek uyandıracaksın beni." "Allah'ım ya." deyip güldüm. "Sen uyurken öptüm ama uyanmadın, o şansı kaybettin yani." "Yalancı seni. Eren'di o bi kere." "Ne yani uyanık mıydın sen?" deyip Kerem'e

