Uykudayken, burnuma dokunan ellerle birlikte, ellerin Kerem'e ait olamayacak kadar küçük olduğunu görüp gözlerimi açtım. "Appa!" "Sen mi geldin biciriğim?" diyerek Eren'e sarılıp kokusunu içime çektim. Nasıl da güzel kokuyordu öyle küçük sıpa. Cidden, nasıl oluyor da bu kadar güzel kokuyordu bu bebekler? "Oo bensiz aşk ha!" diyerek yatağa atlayan Kerem ile birlikte kahkaha attım. O olmadan aşk olur muydu hiç? Aşk demek, o demekti zaten. "Yalnız okula yetişeceğim ben." deyip ikisinin arasından doğrularak yataktan kalktım. Her ne kadar şu an çok güzel olsa da okula gitmek zorundaydım. Babama sessiz sedasız verdiğim sözü gerçekleştirmem gerekiyordu çünkü. Kahvaltı hazırlayarak Eren'i oturtup, eşofmanla kahvaltıya gelen Kerem'e çaktırmadan buz dolabının üzerinde asılı olan kâğıda baktı

