Kısa bir kesit
Havva Uğur
"Havva.. kaçma benden..." dedi.
Bana biraz daha yaklaştı. Aylardır beraber çalışıyoruz. Ara ara yakınlamamış temaslarımız oldu ama bu sefer... Emre geçen gün bana aşık olduğunu itiraf etmiş ben ne diyeceğimi bilememiştim..
"E-Emre... be-ben..." diye kekelemeye başladım.
Uzaklaşmaya çalışırken kalçam masaya geldi. Belimden kavrayıp kendine çekti. Saçlarımı omzumdan geriye doğru attı.
"İkinci şansımızı hak etmiyor muyuz sence?" Sesi sözleri adeta içime ılık ılık attı. Karşı koyulamaz bir çekim var aramızda...
Başımı kaldırıp yüzüne baktım. Şuan aşırı derecede yakındık. Sıcak nefesi yüzümü okşadı. Kollarım benden izinsiz göğsünden boynuna doğru yol alırken dudaklarımız yaklaştı.
İlk dokunuş... İlk sıcaklık... Emre dudaklarımı içine çekerken daha fazla sarılma ihtiyacı ile sarıldım. Emre dudaklarımı bırakmadan belimden tutup ofis masasına oturmamı sağladı.
Bacaklarım aralanınca daha çok yaklaşıp. Sırtımı okşarken nefessiz kalana kadar devam etti. Anın büyüsüne ve şehvetine kapılmıştık... kapı açıldı aniden...
"Ohaa..." diyen sese döndüğümde. Emre'nin annesi Azra hanım tam karşımdaydı.
"Anne..."
"Azra hanım..."
Kadın ellerini kaldırıp dua eder gibi,
"Allah'ım çok şükür. Bismillah." dedi bize bakıp genişçe gülümsedi.
Yanaklarım alev atıyordu zira hâlâ Emre'nin kolları arasında masada oturmuş. Yetmemiş Emre'nin bedeni benim bacaklarımın arasındaydı ve beni bırakmaya hiç niyeti de yoktu.
"Eee gelinlik provasını ne zaman alıyorum?" dedi kadın.
Azra hanım modacıydı ve kadının ilk dediği gelinlik provası. Emre'ye baktım. Yüzüme doğru sırıttı.
"Benimle evlenir misin?"