Öğleden sonraki dersimiz felsefeydi. Felsefe hocamız Lale Hoca'nın felsefe ve hayat üzerine konuşmalarını seviyordum. Dinlerken sıkılmıyordum. Onun derse gelmesini sabırsızlıkla beklerken kapıdan içeri girerken elinde hiçbir kitap olmadığını gördüm. Sandalyeye oturduktan sonra yoklamayı aldı. Yoklamadan sonra ayağa kalktı. Sınıfa bakıp "Bugün dersi dışarıda işleyeceğim." dediğinde sınıfan bir uğultu çıktı. Lale Hoca "Bahçeye inelim çocuklar." dedi. Selin merdivenlerden inerken yanıma geldi. "Neden şimdi bahçeye çıkıyoruz ki?" dedi. "Bilmiyorum ama deli gibi merak ediyorum." dedim. Yanımızdan geçen Erhan "Kesin varlığımızı kanıtlamamızı isteyecek bizden. Ben de o zaman yokum ben deyip dersten yırtacağım." deyip yanımızdan ayrıldı. Selin "O Descartes'i açıklasın hocaya ben de felsefe bölüm

