Bara gidecektim. Arda boş zamanlarında barda çalışıyordu. Bana öyle demişti bir gün. Sarhoş adamların iğrenç laf atmalarını ya da peşime takılan sapık kılıklı sarhoşları umursamadan ve korkmadan bara gidecektim. Sahilden uzaklaşırken arkamdan Selin'in sesini duydum. Adımı haykırıyordu. Git gide kaybolan sesler gibiydim. Ses vardı ama parça parçaydı, anlaşılmazdı. Ben de anlaşılmazdım. Bara doğru yürürken kafamda Arda'ya söyleyeceklerimi tekrar ediyordum. Tokat atmayı düşünüyordum ama onu en sona saklıyordum. Çünkü önce ona söylemek istediklerim vardı. Mesale Allah belanı versin Arda, senden nefret ediyorum, keşke ölsen gibi cümleler. Hepsini hak ediyordu bir tek ölümü hak etmiyordu. Ona bir şey olmasını istemem. Ne olursa olsun buna beni kandırması da dahil ben ona kötü bir şey olmasını

