Kapıyı açtığımda bir erkek odasına göre oldukça düzenli bir oda ile karşılaştım. Masanın üstünde ders kitapları vardı. Kitapların üst üste konuşunda bir düzen vardı. Ortalıkta ne bir ceket ne bir tişört vardı. Bu çocuk hep mi böyle düzenliydi? Yoksa benim geleceğimi hissetmişti de ondan mı düzenlemişti odasını? Ne saçmalıyordum ben? Çocuk aman Hayal gelecek odamı düzenli görsün diye mi odasını düzenledi? Düzenli çocukmuş, doğrusu ondan beklemezdim. Odayı incelemeyi bıraktıktan sonra Arda'nın masasına doğru gittim. Masanın çekmecesini açtım. O eski günlüğü görünce tuttuğum nefesi geri verdim. Günlüğü elime aldım. Eski, kalın günlüğün kapağını okşarken "Madem bana Leyla'yı anlatmıyorsunuz ben de o zaman Leyla'dan dinlerim Leyla'yı." dedim. Günlüğün ilk sayfasını okumak için çıldırsam da

