PARS Biri gözümün önünde karıma yürüyordu. Yürümüyor baya baya koşuyordu. Bacaklarını götüne sokardım onun! Sahneye gelen şampanya gerilmeme sebep olmuşken, ardından karımın başından aşağı dökülen güller benim için bir bidon benzin mahiyetindeydi. Gözlerim hızla etrafı taradı. Kefenini sipariş eden lavuğun kim olduğunu anlamam sadece birkaç saniye sürdü. Kadehi kaldıran elini kıracaktım. Ardından da, o gül yapraklarının sapını bulup götüne sokacaktım. Leyla sahneye çıktığından beri karıma karşı yapılan ve benim kulak misafiri olduğum iltifatlar, gaz basılan çakmak gibi beni doldurmuştu da doldurmuştu. Bir öfkenin sınırı ne kadar zorlanabilir, bu akşam anlamıştım. Delirme kotam alarmlar vermeye başlamış, beynimde sinyaller ötüşe geçmişti. Aradaki masaları nasıl geçtim bilmiyorum bile

