"Benim o büyülü iki kelimeyi duymaya ihtiyacım yok, gözlerine baktığımda o iki kelimeden daha fazla duyguyu görüyorum zaten." Öfke. Araf'ın yüzünde ki ifade yalnızca öfkeden ibaretti. Bakışlarımı Araf'tan çekerek sakin olmasını işaret eder gibi beklemediği bir anda elini tuttum. Araf elinde hissettiği elimle bakışlarını Demir'den ayırıp bana çevirdi. "Sakin ol."diye fısıldadım yalnızca onun duyabileceği bir şekilde. "Ne işi var burada?"diye sordu hala öfkeli çıkan sesiyle. Araf'a geri bir yanıt vermeden konuşmaya başlayan demire doğru döndüm. "Yanında ki beyefendi-" Demir devamını getiremeden Araf sözünü kesti. "Kocasıyım ben, sen kimsin?"diye soran Araf'ın hemen ardından araya girdim. "Hicran nenenin oğlu, bahsetmiştim ya daha önce unuttun mu Araf?"diye sordum gülümsemeye çalışa

