Rojda’yı okulun kapısında gören Zinar, Rojda’ya doğru yaklaştı. “Hoş geldin.” Rojda: “Hoş bulduk.” Okuldan çıkarlarken, sınıf arkadaşı Serkan da Zinar’la birlikte çıkmıştı. Zinar’ın kulağına: “Kızlar her gün kapında oğlum, kaç kızı idare ediyorsun?” Zinar, Serkan’ı dürttü: “Oğlum susar mısın?” Serkan: “Ne var, yalan mı? Ha, anladım! Kızların birbirinden haberi yok. Tamam, şimdi çaktım köfteyi. Hangisi asıl yenge?” Zinar: “Serkan, sana da iyi akşamlar.” Rojda: “Zinar, nasılsın?” Zinar: “Sen hep böyle habersiz mi geleceksin?” Rojda: “Ne yapayım, nişanlın değil miyim?” Zinar’ın canı sıkkındı. Rojda: “Ben iki ay burada kalacağım, amcalara geldim.” Rojda, Bervan’dan sıkılmıştı, kaçmak istemişti biraz. En son buluşmalarından sonra Bervan, Rojda’ya iyice bağlanmıştı. Rojda’yı sürekl

