Zinar, o gün bitmeden Baran’ın sınıfının önünde bekliyordu. Baran dersten çıkınca Zinar Baran’a seslendi. — Baran, buyur kardeşim. Zinar, sana öyle söyledim, kusura bakma. Zelal yine de çok olgun bir kız, sana öyle söylememe dayanamadı, büyüklük gösterdi. Sen kıza çok yüklendin. — Ben mi? Bak kardeşim, ben bu kızdan haz etmiyorum, onda bana çok itici gelen bir şey var. — Kardeşim, yanılıyorsun. Bence kız çok iyi. Benim sana söylediğim o lafı bile hazmedemedi, senin gönlünü almamı söyledi. — Ben size söylüyorum, inşallah ileride haklı çıkmam. — Zinar, yarın İstanbul’u gezdireceğim kızlara, sen de gelsene. — Baran, yok kardeşim ben gelmem. — Hadi, kırma beni. — Kardeşim, bak sırf senin için geliyorum. Sabah onda kızların kapısının önüne gel, bizi bekleyecekler, sensiz olmaz. — Tamam

