Ethan’dan Defne’nin hastalığını öğrendiğim andan itibaren, içimdeki tüm dünya paramparça olmuştu. Doktorun söylediklerini tekrar tekrar düşünürken beynimde yalnızca tek bir şey yankılanıyordu: Onu kurtarmalıyım. Her şeyimle, tüm varlığımla, bütün imkanlarımla onu yaşatmak için savaşmalıydım. Onu kaybetmeyi düşünmek bile dayanılmaz bir acıya neden oluyordu. Kalbimdeki bu derin korkuyu bastırmak için harekete geçmek zorundaydım. Kendimi toparlayıp yanımda oturan Carter’a döndüm ve “Carter, bana dünyanın en iyi onkologlarını bul. Şu anda en etkili deneysel tedaviler nelerse onları öğren. Kimden yardım almamız gerekiyorsa, hangi kapıyı çalmamız gerekiyorsa, öğrenmek için ne gerekiyorsa yap.” dedim, sesim sakin ama içindeki kararlılık keskin bir bıçak gibiydi. “Ethan, elbette araştırırım.”

